MaD

Benliği geliştirmeyen bir ilişki bozulabilir, kendini ifadeye izin vermeyen bir iş terk edilebilir.
Reklam
Moderniteyle birlikte, benliğin yükselişine tanıklık ediyoruz. Benliğin hayatı tek başına anlamlandırdığı ve insanın duygularına yakınlaşmak suretiyle kendi benliğini bulması gerektiği düşüncesi, "kişisel gelişim" mitinin belkemiğini oluşturuyor.
Toplumlarımız önceki nesillere oranla daha fazla acı çekmiyor, ama aciya tahammül artık bir erdem değil. Dolayısıyla, gerek ruhsal, gerekse de bedensel ızdırap, bir an önce kovulması gereken birer ifrit gibi mütalaa ediliyor. Depresyonun biyokimyasal dili bizi anlamdan ve anlatıdan mahrum bırakıyor.
Elli yıl önce bu kadar yaygın olarak depresyon teşhisi konulmuyordu. Depresyon antidepresanların yaygınlaşması ve yan etkilerinin azaltılmasıyla daha çok teşhis edilmeye başlanmıştır. Eğer onu tedavi edebilecek antidepresanlar olmasaydı, bu duruma depresyon adını vermeyecektik. Yani, tedavi seçeneklerinin çoğalması ve bu seçeneklerin pazarda hatırı sayılır bir değer ifade etmeye başlaması, depresyon teşhisini de yaygınlaştırmıştır. Pazarın istekleri bilimin bakış açısını belirleyebilmektedir.
Çarkın içinde sıradan bir vida olmak, varlığımıza esaslı bir cevap arayan bizi, ürpertici sorular karşısında kolsuz kanatsız bırakıyor. İnsan benliği, kadim zamanlardan beri bağlanmak arayışında. Benliklerimizi aşan, daha yüce, zamanla ve zeminle değişmeyecek değerlere bağlanmak, ruhu özgürleştiriyor.
Reklam