Kurtuluş Savaşı yıllarında Haymana yöresinde 1. Dünya Savaşı'nda kolunu yitirmiş bir İstanbullu aydının hikayesi. Aydın ile halkın arasındaki uçurumun romanı.
Kitabı neredeyse yazıldıktan 100 yıl sonra okumama rağmen kitapta anlatılan köylü karakterler ve günlük olaylar şimdi ile o kadar aynı ki... Anadolu kırsalında 100 yıldır pek bir gelişme olmamış. Kitabın ön sözünde o dönemde kitaba verilen tepkileri anlatmış Yakup Kadri. Tepkiler "ya bizim milletimiz öyle mi?" şeklinde özetlenebilir. Bizim millet her zaman övgü ister kötü bir şey duymak istemez. Hataları eksikleri kabul edelim ki ileriye gidebilelim.
Bunun dışında "Yaban"ın yalnızlığı ve içinde bulunduğu psikolojiyi çok iyi aktarılmış. Kendi gibi düşünemeyen insanlarla etrafı çevrili, kolu olmayan, yabancı görülen bir adamın iç sıkıntısını günlüklere aktarımı harika. Kesinlikle okunması gerek bir kitap.
Kitabın özeti olan bir alıntı ile bitirelim:
“Okumuş bir İstanbulluyla Anadolu köylüsü arasındaki fark, Londralı bir İngiliz’le Pencaplı bir Hintli arasındaki farktan daha büyüktür…”.