Hâmûş

Hâmûş
@Naverihur
Hayy'dan Hû'ya giden yolcu... Sığmaz sanırdım; dolmaz imiş meğer, sen olmayanda…
Puan vermedi·224 syf.··
2022 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2022 01:15
Romanı henüz bitirdim. Teknik açıdan ilk kez rastladığım; romanın yazılma sürecinin de kimi yerlerde esere serpiştirildiğini görmek tuhaf ama farklı oldu. Kurgu hoşuma gitti, hüzünlü bir aşk hikâyesi. Dürdane Hanım’ın kendi isteğiyle Gül İrepoğlu tarafından romanlaştırılmış. Yazar romanın esas kahramanlarından Dürdane Hanım’la yaptığı görüşmelerde onun Mesut Cemil ile yaşadığı unutulmaz aşkı dinlemiş, karşılıklı mektupları görmüş, okumuş, yeri gelmiş birlikte ağlamışlar… Gül İrepoğlu bence günümüzün önemli yazar ve araştırmacılarından biri. Ayrıca İrepoğlu kimi yerlerde kendi hayatıyla Dürdane Hanım’ın hayatını da mukayese ediyor. Bilhassa eserin son bölümünde yazdığı mektup çok çok duygusal ve samimi… Okunmasını tavsiye ederim.
KavuşmakGül İrepoğlu · Hep Kitap · 201943 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Hâmûş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·224 syf.··
4 günde okudu
·
2022 10. kitabı
Gül İrepoğlu
5.5/10 · 43 okunma
Puan vermedi·338 syf.··
2022 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2022 14:31
Gül İrepoğlu’nun daha evvel Cariye isimli romanını okumuştum. Bu eserde de Osmanlı has bahçesinde, sarayında, has odalarda geziyorsunuz her an. Yazarın üslûbunu ve betimlemelerini çok beğendim. Ayrıca tarihî bir roman olması sebebiyle bazı önemli detayların araştırılarak yazıldığı, kadin geleneğinizde var olan birçok unusurun da romana dahil edildiği görülmekte. Sıradan okuyucular bu tür detayları gözden kaçırabilir fakat bir yazarın romanı için bu derece titiz olması okuyucusu için çok değerli diye düşünüyorum. Mimar ve sanat tarihçisi bir akademisyen olab İrepoğlu’nun Türkçeyi kullanmadaki başarısı da muhakkak zikredilmeli. Sırada merakla beklediğim “Kavuşmak” isimli roman var.
Gölgemi Bıraktım Lale BahçelerindeGül İrepoğlu · Hep Kitap Yayınları · 202050 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2022 8. kitabı
İhsan Oktay Anar uzun sayılabilecek bir aradan sonra Tiamat’la okuyucunun karşısına çıkmış. Roman, Çanakkale Savaşı’nın yaşandığı döneme denk gelen bir tarihte, Osmanlı Devleti’ne ait bir denizaltında (romanda istimli tahtelbahir şeklinde geçiyor) yaşanan olayları anlatıyor. Fantastik bir kurguya sahip olan eserde daha ilk sayfadan kendinizi o denizaltının içine çekilmiş hissediyorsunuz. Anar’ın diğer romanlarında olduğu gibi yine çok canlı tasvirler, detaylı betimlemeler dikkat çekiyor. Kalabalık bir şahıs kadrosuna sahip olan eserde isimleri takip etmek biraz zor. Keza Anar’ın denizcilik terminolojisine sık sık başvurması da sözlük kullanmayı gerektiriyor. Fakat aradan geçen uzun yıllara değmiş; şimdi bekleyelim ki Anar’ın yeni bir eseri daha yayınlansın… Fantastik eser okumayı ve Anar’ın üslûbunu sevenlere elbette tavsiye ederim.
Tiamatİhsan Oktay Anar · Everest Yayınları · 20225,5bin okunma