Ey ahdine vefa etmeyen insan! Ey namert adam! Ey kadın meşrepli adam, yazık sana! Sözünde durmadın. İstenen noktaya varmadın. Vahdet Sarayı'na girmedin. Mutlak vuslata ermedin. Zira Hiçlik Zirvesi'ne çıkmadın. Ey gafil adam, in bu yerlerden git! İn huzurunda değil çöktüğün, hüviyet ve ruhunu eline teslim ettiğin çirkin yüzlü kocakarı'ya, dünyaya git! Sen insanların önderi değilsin.
•Bu saray, insanların ayaklarının kaydığı yerdir. Bu saray, insanoğlunun sınav yoludur. Mertlik ve azmin sağlam ipine yapışanlar bu yolu geçerler. İlerisi Yokluk Tepesidir. Yalnız, burada ki cana can katan gösterişe kapılanlar, acı ve Üzüntü dolu Cehennem vadisine düşerler. Burası arzu ve emel Cenneti, sonu ve başlangıcı olmayan bir yokluk alani dır. Burası boş gösterişi ile dolu bir saray, her misafirini işkencelerle yok eden bir misafirhanedir: ilerisi zevk ve öz-gürlük boşluğu, birlik ve gerçek dünyadır. Burada kalanın yeri inleme ve ah çekme köşesidir. İleriye giden makamdan uzak, dert ve sıkıntıdan kurtulmuştur. Burada kalan arzu ve isteğe, hırs ve tutkuya esirdir, ileri gidenin tahtı sonsuz bir boşluk ve evreni dolduran sahadır. Cesur ol! Aldanma!