Nazende

Agnes ayakkabı giyen annenin kendi beyaz tenli tombul çocuklarını öpüp okşadığını göre göre büyüyor. Ekmeğin en tazesini, etin en güzel yerlerini onların tabaklarına koyduğunu görerek büyüyor. İkinci sınıf, bir șekilde yetersiz, istenmeyen biri olduğu hissini kabullenmek zorunda kalıyor.
Sayfa 46·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Köydeki kadınlar onu yıkayıp gömülmeye, öbür dünyaya hazırlamak için eve gelmiş. Bunu yaparken, ormandan çkıp gelen ve onlardan biriyle evlenen, ismi ağaç adı olan, onlarla pek konuşmayan, arkadaşlık etme çabalarını boşa çıkaran kadını çok sevdiklerinden değil, ölümüyle onlara kendilerinin de ölümlü olduğunu hatırlattığı için ağlayıp durmuşlar.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Gökbilimciler Dünya'yı nelerin beklediğini anlamak için gezegen ve gökcisimlerinin konumlarındaki en ufak kaymalar ve değişimleri bile nasıl okursa, en büyük oğul da babasının ruh hallerini ve yüz ifadelerini okumakta öyle uzmanlaşmış. Dayak yemek üzere olup olmadığını babası eve geldiğinde sokak kapısının çıkardığı sesten, taş döşeli zeminde çıkardığı ayak seslerinden anlayabiliyormuş.
Sayfa 26·Kitabı okudu
Bir yetişkinin elindeki kemikler öyle sert; bir çocuğun körpecik ve yumuşak, tam gelişmemiş taptaze kemiklerini büküp incitmek öyle kolaymış ki.
Sayfa 26·Kitabı okudu