Agnes ayakkabı giyen annenin kendi beyaz tenli tombul çocuklarını öpüp okşadığını göre göre büyüyor. Ekmeğin en tazesini, etin en güzel yerlerini onların tabaklarına koyduğunu görerek büyüyor. İkinci sınıf, bir șekilde yetersiz, istenmeyen biri olduğu hissini kabullenmek zorunda kalıyor.
Köydeki kadınlar onu yıkayıp gömülmeye, öbür dünyaya hazırlamak için eve gelmiş. Bunu yaparken, ormandan çkıp gelen ve onlardan biriyle evlenen, ismi ağaç adı olan, onlarla pek konuşmayan, arkadaşlık etme çabalarını boşa çıkaran kadını çok sevdiklerinden değil, ölümüyle onlara kendilerinin de ölümlü olduğunu hatırlattığı için ağlayıp durmuşlar.
Gökbilimciler Dünya'yı nelerin beklediğini anlamak için gezegen ve gökcisimlerinin konumlarındaki en ufak kaymalar ve değişimleri bile nasıl okursa, en büyük oğul da babasının ruh hallerini ve yüz ifadelerini okumakta öyle uzmanlaşmış. Dayak yemek üzere olup olmadığını babası eve geldiğinde sokak kapısının çıkardığı sesten, taş döşeli zeminde çıkardığı ayak seslerinden anlayabiliyormuş.