Nefes aldığı her dakika, otların kokusu, yüzüne vuran serin hava öyle kıymetliydi ki: insanların uzun yılları, ziyan edecek zamanları, bir türlü geçmek bilmeyecek kadar çok zamanları olduğunu düşündü, oysa kendisi her saniyeye sarılıyordu şimdi.
"Hz. İbrahim, misafiri olmadığı hiçbir gün sofraya oturmazdı. 0 ikram eder, ikramı bereketlenirdi. Türkçede 'Halil İbrahim bereketi veya Halil İbrahim sofrası" gibi deyimler hep onun sünnetine atıfta bulunur.
Münafıklık yalnızca sırların dedikodusunu yapanlar arasında değil sırrı saklaması gerekenler arasında da yaygınlaşıyordu." Materyalist çağın kapitalist hastalığı..."