Ama ne yapalım, huyum kurusun, sevdiklerimi düşündükçe kaygıdan tıkanmadan, oramın buramın tutulması filan alışageldiğim şeylerdir benim. Daha az duyarlı olabilsem, insanları daha az sevebilsem, midem de sinirlerim
de sağllaşır, demir gibi olurdu. Keşke vurdum duymaz olabilseydim.
Bunu okurken bir dakika durun, sizi çekip götüren zinciri düşünün; ister demirden olsun ister altından, ister çiçeklerden ister dikenlerden örülü olsun... o unutulmaz günlerin birinde ilk halkası yaratılmasaydı, bu zincir belki de size, yaşantınıza hiç dolanmayacaktı!
“Ama bak, okumaya bayılırım.”
“Gerçek mi, Joe?”
“Bay-yılırım hem de. Elime şöyle güzel bir kitap, güzel bir gazete versinler, güzel bir ateşin başına oturtsunlar, başka bir şeycikler istemem.”