Üzgündüm, babamın ölmüş olmasından dolayı değil de, hayatının sonuna kadar içmiş olmasından dolayı.
Ben, bir gün içmeyi bırakacağını, paramızın olacağını, annemin artık çalışmak zorunda kalmayacağını, diğerleri gibi normal bir hayatımızın olabileceğini sanıyordum.
O gün, bunun asla olamayacağını anladım.
Mutluluk çok kolaydı. Babamın iyi davranması yetiyor, böylece annem mutlu oluyordu ve biz çocuklar da onunla birlikte mutlu oluyorduk.
Ertesi gün, babam eve geç vakitte, çok yorgun bir halde döndü; artık iyi davranmıyordu, aynı baba değildi.
Babama göre mutluluk o kadar kolay olmamalıydı.
Kötü biri değildi, yalnızca çok içtiği zaman biraz deliriyordu. Asla kimseyi öldürmedi benim babam, bununla övünürdü. Aksine birçok insanı ölmekten kurtardı.
Babam şimdi neden üzgün, niçin artık benimle konuşmuyor, neden anneme iyi davranmıyor, niçin arada sırada bizi korkutuyor?
Resimdeki babam nereye gitti?