"Bazen aklım almıyor; ben onu öylesine içten, öylesine dolu dolu severken, ondan başka hiçbir şeyi görmediğim ve bilmediğim hâlde, nasıl olur da onu bir başkası sever, sevebilir?"
Karlı gecelerde küçük istasyonlarda
Düdük çalan trenlere bayılıyorum
Tül perdeler ardında kadınlar gülüyor
Tutunup pencerelere tırmanıyorum
Bir şiir söylüyorum sonra bir şarkı
Sonra oturup ağlıyorum
Sonra bir güzel çiçeklenip
Sokaklarda mızıka çalıyorum
Bu kente her gece yağmur yağıyor
Ve ben her gece yeniden ölüyorum
Bu tren oraya gidecek gizlemeyin
Ne derseniz deyin ben biniyorum