Onun beğenisini kazanma isteğim, çikolatalı ekmeğe olan sevgimden daha büyüktü.
Kısa bir süre gözüne ekmeğe dikti, sonra da ikiye bölüp yarısını bana geri verdi. İnanılmazdı. O kadar etkilenmiştim ki o gece yatmadan önce anneme pat diye şöyle dedim:
"Anne."
"Söyle canım."
"Büyüyünce çikolatalı ekmeğini benimle paylaşan bir kızla evleneceğim."
Birkaç gün sonra babam siyahlara bürünüp evden çıktı.
Kimin cenazesiydi? Bana onunla gitmek isteyip istemediğimi sormadı. İşte o zaman anladım. Bu senin cenazendi. Katılamayacağım cenazen.
Sen öldün.
Kadın evin süsü sayılıyorsa, erkek de kadının hayatının süsüydü. Tıpkı çantaya iliştirilen bir aksesuar gibi. Yerine başkası konsa köklü bir fark yaratmazdı ama yine de en şık, en pahalı olanı istenirdi.