Nasıl ki yağmurlu ya da fırtınalı havalarda ortama rahatsız edici bir ağırlık çökerse, aşırı mutluluk da insanı kışkırtarak, mutsuzluğa kıyasla daha rahatsız edici bir hal alabilir.
Konuşmak istediler ama, konuşmadılar. Gözlerinde yaşlar birikmişti. İkisi de solgun, ikisi de zayıftı; ama bu solgun, bu süzülmüş yüzler yepyeni bir geleceğin, yepyeni bir hayata dirilişin şafak ışıklarıyla tutuşuyordu: Aşk onları diriltmiş, birinin yüreği, ötekinin yüreği için sonsuz bir hayat kaynağı olmuştu.
Bir an önce öğrenmek istediğim bir şey vardı; Ben de herkes gibi bir bit miydim, yoksa bir insan mı? Önüne çıkan engeli aşabilir miydim, aşamaz mıydım? Eğilip iktidarı yerden almaya cesaret edebilecek miydim, edemeyecek miydim! Titreyen bir yaratık mıydım, yoksa hakları olan biri mi ?..