Nebileyim

Tat duyusu, genellikle bir şeyi tüketmeden önceki son kontrolü sağlar: Bunu yemeli miyim? Yılanlar bu nedenle tadı pek dert etmez. Bir şeyin yemeğe değer olup olmadığına ağızlarını sürmeden, dilleriyle koklayarak karar verebilirler. Bir yılanın avlayacağı hayvanı ağzına aldıktan sonra tükürdüğü duyulmamıştır.
Sayfa 48·Kitabı okuyor
Reklam
Yılanların dili niye çatallı?
Schwenk, yılanların çatal sayesinde uzayda iki iki noktanın kimyasal izlerini karşılaştırarak stereo koku alabildiği sonucuna vardı. Çatalın iki ucu da feromonları saptayabilmişse yılan aynı rotada ilerler. Sağdaki uç feromonu saptamış, soldaki saptamamışsa yılan dümeni sağa kırar. Dilin iki ucu da eli boş dönmüşse, yılan koku izini tekrar yakalayana dek başını sağa sola sallar. Yılan, çatal dili sayesinde, izlediği yolun kenarlarını kusursuz biçimde belirleyebilir.
Sayfa 43·Kitabı okuyor
Alıntı
Kutup ayıları, ayaklarındaki salgı bezleri her adımda koku bıraktığı için binlerce kilometrelik buzda kaybolmadan dolaşabilir. Bu örnekler o kadar yaygındır ki bazı biliminsanları, hayvanlarda koku duyusunun temel amacının kimyasalları saptamak değil, o kimyasallar yardımıyla dünya üzerinde yol bulmak olduğunu düşünmektedirler.
Sayfa 37·Kitabı okuyor
Alıntı
Fillerin yaşamında koku duyusu hakimdir. Bunun anlamak için bir filin rekor düzeydeki 2 bin koku reseptörünü içeren gen kataloğunu ya da koku soğancının büyüklüğünü bilmeniz gerekmez. Hortumunu seyretmeniz yeterli.
Sayfa 33·Kitabı okuyor
Alıntı
Karıncalar aslında 140 ila 168 milyon yıl önce eşekarısı benzeri atalarından ayrılarak evrildi ve tek başına yaşamdan ileri düzeyde sosyal bir yaşama hızlı geçtiler. Bu süreçte, kokulu kimyasalları algılamalarını sağlayan koku reseptörü genleri repertuarı büyük ölçüde genişledi. Meyve sineklerinde bu genlerden 60, balarılarında 140 tane varken karıncaların çoğu 300 ila 400 gen taşır; klonal akıncıysa 500 genle rekoru elinde tutar.
Sayfa 31·Kitabı okuyor
Reklam