Ed Yong

Ed Yong

Yazar
8.5/10
64 Kişi
·
162
Okunma
·
8
Beğeni
·
249
Gösterim
Adı:
Ed Yong
Tam adı:
Edmund Soon-Weng Yong
Unvan:
İngiliz Bilim Muhabiri.
Doğum:
Aralık 1981
Fakat antibiyotikler şok ve dehşet silahlarıdır. Kurtulmak istediğimiz bakterilerin yanı sıra korumak istediklerimizi de öldürür; bu yaklaşım pire için yorgan yakmaya benzer. Katliamı başlatmak için azıcık kaşınmamız yeter. Viral enfeksiyonları tedavi etmek için işe yaramayacağı halde gereksiz yere çok miktarda antibiyotik reçete edilmektedir.
"Ve her şeyden önemlisi, çoğu kimsede bilme merakı yok; dahası, kimileri 'Bunu bilsek ne olur bilmesek ne olur?' demekte tereddüt bile etmiyor."
Leeuwenhoek ilk mikroskobun keşfi.
Ed Yong
Sayfa 36 - Domingo
Mikropların çoğu patojen değildir. Bizi hasta etmezler. İnsanlarda hastalık etkeni olan bakteri türlerinin sayısı 100'ü geçmez; hatta tersine, bağırsaklarımızdaki binlerce tür tamamen zararsızdır.
Anne sütü, bir annenin, hayatın ilk gününden itibaren çocuğunun doğru arkadaşlar edindiğinden emin olmasını sağlar. Bebeği önündeki hayata hazırlar.
Unutmayın ki hayvanlar milyarlarca yıldan beri mikropların kaynaştığı bir dünyada ortaya çıktılar. Biz gelmeden çok önceleri mikroplar dünyanın hakimiydi. Ve geldiğimizde biz de elbette etrafımızda ki mikroplarla etkileşim kurmanın yollarını geliştirdik. Tersi düşünülemezdi bile, aksi durum gözlerimizi bağlayıp kulaklarımızı ve burnumuzu tıkayarak bir başka kente taşınmaya benzerdi.
Ed Yong
Sayfa 62 - Domingo
Antibiyotiklerle ilgili sorun, kullanılmalarından öte, aşırı kullanılmalarındadır; her iki durum da mikrobiyomumuzu bozar ve bakterilerde antibiyotiğe direnç gelişimini teşvik eder. Çözüm bu ilaçları öcü gibi göstermek değil, gerçekten gerekli durumlarda, bütün risk ve faydalarını bilerek mantıklı kullanmaktır.
Erica Sonnenburg fareleri birkaç ay süreyle düşük lifli diyetle besleyerek bunu göstermiştir. Deneyde hayvanların bağırsak mikrobiyomunun çeşitliliği çökmüştür.
408 syf.
·4 günde·8/10
Bu dönemde evde kalıp bolca kitap okuduğumuzdan ve okuyacak kitabım kalmayıp ikinci defa okuduğum kitap genel olarak bakterilerden, mikroplardan ve onların bize yararlarından bahsederken yer yer yokluğunda insanların ve hayvanların nelere mağruz kalabileceğinden söz ediyor. Özellikle son günlerde mikroplardan daha da korkan insanoğlunun korkmaması gerektiğini ve mikropların onların düşmanı değil dostu olduğundan söz eden kitap bazı yerlede Tahıl Beyin kitabında olduğu gibi bağırsak mikroplarının faydasından söz edilirken yer yer 100 yıl önce ki keşiflerden de bahsediliyor.
408 syf.
·Beğendi·9/10
İnsanda doğumdan itibaren bağışıklık sisteminin yapilandirilmasindan ve gelişmesinden,
mürekkep balığının ışıldamasindan bakteriler ve fajlar sorumludur.
Bağırsakta bulunan simbiyozlarin yokluğu şizofren ve otizme sebep olabilirken , bağırsak epitellerini ekarte etmesi vücutta ciddi inflamasyonlara sebep olur.
Helicobakter pylori mikrobu mide ülserinden hatta kanserinden sorumlu bir canlı iken, aynı zamanda gırtlak kanserini önleyen bir simbiyozdur.
Doğada bu küçük canlılarla ortaklığımız ülkelerin çıkar çatışmasına benzer.Dost ya da düşman bakteri yoktur.Çikar ortaklığı vardır ve bu ortaklık ince bir çizgiyle korunur.

Bu tarz kitap okumayı sevenler ya da daha önce okuyanlar için gayet güzel bir çalışma.Fakat tek solukta okunacak ya da hızlı okumaya heba edilecek bir kitap değil. Okurken kavramları araştırmanız gerekebilir.
İyi okumalar.
408 syf.
·Puan vermedi
Bir hocamın tavsiyesi üzerine aldığım bu kitap bana birçok şey kattı.Mikroplara olan bakış açınızı değiştirecek ve ufkunuzu açacak bir kitaptır. Bazı yerlerde vay be bunu da yapmışlar mı dedim. Biyolojik terimlere hakim olmayanlar kitabı okurken zorlanabilir ama biyolojiyi seven kişilerin favori kitaplarından olucaktır. Böyle bilimsel kitapların daha çok okunması dileğiyle,iyi okumalar.
408 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
• • • Kitabı okuduktan sonra, en ufak egonuz kalmıyor. Çünkü bunu hakedenin mikroplarımız olduğunu anlıyorsunuz. Onlar olmadan koskoca bir hiçiz. Fakat onlar bizsiz de yaşabilir. Her nasıl bizsiz 2.5 milyar yıl yaşayabilmişlerse, yine aynı şekilde yaşayabilirler.

—> Ed Yong, basit bir anlatımla herkesin anlayabileceği bir şekilde Mikropların dünyasını anlatmış. Sade ve espirili bir akışı olan Mikrobiyotik kitabı, sizi, oturduğunuz koltuktan farklı diyarlara götürecek. Gerektiğinde denizlerin derinliklerine ineceksiniz, gerektiğinde de gökyüzüne uçacaksınız. Fakat unutmamalısınız ki, aradığınız şey çok da uzakta değil. Onu aramak için kullandığınız zihninizin içinde, harcayacağınız enerjiyi üreten sistemde... Kısaca, sizi oluşturan her ne varsa ordalar.

—>İnsan vücudu Samanyolu galaksisi gibi. Gezegenler organlarımız, onların üstünde yaşayan canlılar da hücrelerimiz, sinirlerimiz. Fakat bu galaksinin düzgün işlemesi için belli kurallara ihtiyaç vardır, buradaki kurallar da mikroplarımız oluyor. Kuralları koyan da işleten de mikroplar. Sinirliysek de, mutluysak da, üzgünsek de bunların en büyük sorumlusu mikroplarımızdır. Eyleme geçerken, hangi mikroplarımızın aktif olduğuna dikkat etmek gerekir diye düşünüyorum, sonuçta karar merkezi onlar :)

————————————————————————————————
SPOİLER İÇEREBİLİR!

—> Kitabı okurken çoğu zaman yükseliyorsunuz. Yazarın anlatım tarzı çoğu zaman okuru ters köşe yapabiliyor. Mesela ‘Akkermansia Muciniphila’ adlı bir mikrop bulunuyor ve bu mikrop, denekler üzerinde obeziteyi durduran hatta tersine çeviren sonuçlar ortaya koyuyor. Fakat ilerleyen yıllarda bunun yanında artı etkenlerin de olduğu açıklanıyor. Ama yazarımız genelde iyi haberi verip sonra hevesimizi kursağamızda bırakıyor :)

—> Kitabı bitirdiğinizde mutlaka en az bir tane favori mikrobunuz olacaktır. Benim favori mikrobum; Bifidobacterium Longum İnfantis. Çünkü bu mikrop, üzerindeki çalışmalar sonucunda, yeni doğan bebeğin zekasını etkileyebileceği saptanmış. Gelecek senelerde bu mikrobun huyları tam manasıyla öğrenilebilirse, yeni doğan kuşağın zekaları enjekte yardımıyla arttırılabilir.

—> Favori hayvanım ise; İki noktalı kırmızı örümcek. Çünkü bu örümcek, 1100 bitki türünün savunma sistemine karşı güçlü bağırsak mikroplarından yardım istemez, kendi genomu yeterli olabiliyor. Hatta Hidrojen Siyanür gibi güçlü bir kimyasala karşı, kendi oluşturduğu ettiği genle karşılık verir. Tam bir Terminatör.

—> Bence bu alan, yani mikropların dünyası, geleceğin ticaret dünyası olabilir. Hatta, en saf insanların vücutlarından alınan mikroplar, ihraç bile edilebilir. Çok derin bir gelecek bizi bekliyor...
408 syf.
·20 günde·9/10
Maalesef pek bilim kitabı okuyamam... Uzun süredir elimde olan bu kitaba da malum virüs yüzünden bir göz atmak istedim ama kitap çok güzel içine çekti.

Mikroplar ve onların geçmişten geleceğe bizim için neler yaptığı, ne kadar çok olduğu vesaire bir çok bilgi var. Tüm bilgiler detaylandırılmış, açıklamalarla, kanıtlarla kitabın arka tarafında yer buluyor; kaynakça olarak.

Özetlersem; her yerde mikrop var, bazıları bizi koruyor bazıları zarar veriyor. Koruyan mikroplar çok daha fazla. Bağışıklık sistemimizi onlar ayarlıyor. Bağırsakta muhteşem bir mikrop zenginliği varmış. Sindirim sistemine öyle mükemmel yardımcılığı var ki... Anne sütündeki mikropların ne kadar çok faydalı olduğu, köpeklerin mikropları en çok taşıdığı ve bebeklerde, çocuklarda mikrobun genç iken alınması bağışıklığını nasıl güçlendirdiğini vb. bir çok doğa ile daha doğrusu tüm biyolojiyi ilgilendiren bilgilerin olduğu güzel bir eser.
408 syf.
BİR SEN VAR SENDE, SENDEN İÇERİ, SENİ SEN YAPAN...

Öncelikle yolculuk uzun sürdü. Sıkıcı mıydı? Bazen sıkıldım, yalan yok. Sürekli bir bilgi bombardımanına tutulmak her zaman ilgi çekici gelmeyebilir. Ben de bu durumdan muzdarip oldum. Bazen aynı şeyleri tekrar tekrar okuyormuşum hissine kapıldım, bazen de aynı şeyleri gerçekten de tekrar tekrar okudum. Bu nedenle de bu muhteşem kitabın muhteşem puanını biraz kırmak durumunda kaldım. 2017 Wellcome Kitap Ödülü finalisti bu kitap. Birinciyi merak ediyorsanız işte burada: https://wellcomebookprize.org/past-prizes/2017
Bu kitapla aynı yayınevinden, Yaşayanı Onarmak adıyla yayınlanmış. Diğer kitabı okumadım, diğer adayları da okumadım ama bazen okurken öyle bir ruh haline büründüm ki, "ulan şu kitap dururken birinciliği nasıl olur da başka kitaba verirsiniz?" demekten kendimi alamadım.

Kapaktan, bazı okuyucuları irrite edecek bir detayla başlayalım: New York Times Bestseller. Biliyorum, bazı bestseller'lar reklam becerisiyle, başarılı tanıtımlarla ya da ünlü yazarların, yayıncıların, gazetelerin köpürtmeleriyle bir yerlere gelen kitaplardan oluşmakta ama bu durum, bilimle alakalı kitaplarda biraz daha geri planda kalıyor diye düşünüyorum. Kurgu kitaplarda yine işkillenmeye devam edebilirsiniz, hak veririm. Kapak resmi ise, işin iç yüzüne dair hafiften bir fragman sunmakta. İnsan bedeni ve her yeri siyah noktalarla bezeli. Yoksa bu insan evladı, her yerini saran bir hastalıkla mı pençeleşmekte? Hayır hayır. Sakin olalım. Kitap, mikrobiyotamızdan, bizi yataklara düşüren, organlarımızı veya uzuvlarımızı yitirmemize sebebiyet veren, hatta bizi öldüren mikroplardan ziyade, bizi biz yapan mikroplardan bahsetmekte. Ve böylece kafamızdaki mikrop algısını da yerle yeksan etmekte. "Devrim niteliğinde bir kitap" deyimi kullanılacak olsa, bu kitap için seve seve kullanırdım.

Kitap, içerik olarak bilime meraklı okuyucuları cezbedecek düzeyde. Ama bazen bilimin içinden gelmeyen bir okuyucuda "ne okudum ben şimdi?" sorusunu da sorduracak düzeyde teknik bilgiye sahip. Ben okurken özellikle kurşun kalemimi yanımdan hiç eksik etmedim ve sayfa sayfa altını çizdiğim, alıntıladığım, yıldızladığım ve de birçok bitki, hayvan, virüs ve bakteri adı işaretlediğim bir okuma deneyimi yaşadım. Herhalde bu da benim gibi, kitaplarını çizmekten dahi imtina eden bir okur için apayrı bir deneyim oldu. Ama verimli olması adına, eğer bu kitabı okursanız size de bunu yapmanızı tavsiye ederim.

Bilim kitaplarında spoiler gibi bir durumun olmayacağının rahatlığında olarak ve de kitabı okumamış olan okurların ağzına da birer parmak bal çalmak adına, kitaptaki birkaç ilgi çekici kısımdan bahsetmek gerektiğine inanıyorum. Mesela, insanlarda hastalık etkeni olan bakteri türlerinin sayısı 100'ü geçmez. Fakat bedenimiz trilyonlarca bakteriye ev sahipliği yapar. Bağışıklık sistemi, vücudumuz patojenler tarafından saldırıya uğradığında devreye giren bir askeri birlik değil, vücudumuzdaki mikropların uyum içinde olmalarını sağlayan uzlaştırıcı rolündedir. Bizim için yararlı olan bakteriler, işler değiştiğinde bizi sırtımızdan vuracak Brütüs'lere dönüşebilirler. Hatta işler sarpa sardığında, tüm mikrobiyotamız bize karşı cephe alabilir (disbiyoz). Mikropların davranışlarımızı, ruh halimizi, vücut yapımızı vs. nasıl şekillendirdiğini ise hiç anlatmıyorum. Ve dahası, burada sadece insan vücudundan bahseden başlıklardan bahsettik. Doğada mikroplar ile alakalı daha neler var neler...

İçeriği dopdolu bir kitaba içeriği dopdolu bir de inceleme yazmak, bana kalırsa kitaptan rol çalmaya yeltenmek olur. İyisi mi ben incelemeyi burada sonlandırayım, siz de mikroplarınızı sevin ;) Bu arada, kitabın ilgi çekici sloganı olan "Bu kitabı okuduktan sonra muhtemelen bir 'favori mikrop'unuz olacak" kısmının hakkını verecek olursak, benim favori mikrobum olabilecekken, hemcinslerime savaş açışı sebebiyle favoriliği kıl payı kaçıran ama ilgimi de fazlasıyla çeken Wolbachia'yı seçiyorum.
408 syf.
·1 günde·9/10
''Bunun canlı bir şey olduğu aklınıza gelmez,'' diyor Gilbert, parmağıyla kusursuz bir tarzı olan iç dekorasyonu, tonozlu tavanı ve dışarıda hayal meyal seçilen gökdelenleri göstererek. ''Ama canlı. Yaşayan, nefes alıp veren bir organizma. Buradaki temel unsur bakteriler.''
s. 297
...
Ed Yong, kitabının ön kapağına ''Yaşama Büyüleyici Bir Bakış'' alt başlığını uygun görmüş. Kitabın içeriği, yazım dili ve konusu ile tam uygun alt başlık. Hangi alandan olursa olsun, çok geniş bir yelpazeye hitap eder tarzı var. Okuduğunuz için pişman olmayacağınız kitaplardan. Bilgi çeşitliliği çok fazla ve titizlikle ayıklanarak seçilmiş. Büyüleyici iç dünyamıza, düşündürücü ve hayret ettirici bir yolculuk;
''Çokluklar var içimde.''
400 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
“Mikrobiyota” neleri anlatıyor?

Bilimin mikroorganizma alemini keşfi Leeuwenhoek’un mikroskobu keşfetmesine dayanır. Nasıl yaptığı bugün bile anlaşılamayan mercek sistemleriyle aslında her yerde bulunan bu canlıları “mikroskopla görülebilen” anlamına gelen “mikrop” olarak tanımlar. Sonrası daha çok Pasteur’e atfedilir, enfeksiyon hastalıkları kavramı doğar, antibiyotikler bulunur, gözle görülemeyen bu canlılar son bir kaç yıla kadar düşman olarak algılanmaya başlar. Bu bir yandan hijyen ve sterilizasyonu, ama beri yandan da otizm, kolit, romatizma gibi hastalıkları beraberinde getirir. Çünkü insanın temizlendikçe kronik olarak hastalanması ile, mercan resiflerinin mikroorganizma örtüsünün bozulması sonucu sararıp solması birbirinden farklı değildir. Mikroorganizmalar içimizde, üzerimizde, etrafımızda yaşayan “çokluklardır”, onlar yaşamı sürdürülebilir kılar. Kimi zaman bir canlının biçimini, kimi zaman cinsiyetini, ama ne olursa olsun sağlığını bu mikroplar kazandırır.
408 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10
Bilimsel olmasına karşın bir belgesel gibi keyif verici bir kitap ve özellikle biyolojiye ilginiz varsa okumanızı tavsiye ederim.

Bu kitap bana dünyaya bakış açımda zenginlik kazandırdı. Bilmediğim bir çok hayvan ve mikrop türü öğrenip, dünyanın mükemmel güzelliklerine farklı açılardan bakmamı sağladı.

Dediğim gibi tek bir solukta okunması mümkün olmayan, bir belgesel tadı veren bir kitaptır kendisi.

Bunun dışında önemli bir not geçmem gerekir ki, kitap sonunda bulunan notlar bölümü ile birlikte okunursa daha açıklayıcı ve daha anlaşılır hale gelir.

Kısa lafın özü bu kitap mikroplara bakış açınızı değiştirecek ; Mikroplarla dolu bir dünya da artık onlardan korkmayacaksınız.
408 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Kitap sağlığımız için çoğu bakterileri ile metabolizmamizın işbirliği içinde ne kadar uyumlu çalıştığını gözler önüne seriyor.Bizim mikroplardan uzak durmamizin, bakterilerimize zarar vermemizin sonuçlarını bize en yalın halde anlatıyor

Yazarın biyografisi

Adı:
Ed Yong
Tam adı:
Edmund Soon-Weng Yong
Unvan:
İngiliz Bilim Muhabiri.
Doğum:
Aralık 1981

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 162 okur okudu.
  • 45 okur okuyor.
  • 316 okur okuyacak.
  • 19 okur yarım bıraktı.