Öncelikle şunu söyleyeyim ben eser hakkında genel geçer bilgiler vermeyeceğim zaten neredeyse her incelemede gördüm bunu, siz de görebilirsiniz. Şundan bahsetmeden edemeyeceğim ama kitabın çevirisi kötü yada ben ilk kez bir filozofun kitabını okuduğum için bazı paragrafları hakikaten anlayamadım. Bence her ikisinden de kaynaklanıyor.
Ben kitabı okurken kafama takılan her argümanı uzun uzun düşündüm ve kendimce eleştiriler getirerek Descartes ile tartışmaya çalıştım, tabi o bana cevap veremedi çünkü yaşamıyor.
Bu şekilde kitabı okurken zihnim ısınana kadar düşünmek çok hoşuma gitti.
Bu eleştirileri size sunmaya çalışacağım bunu yapanı pek görmedim.
Descartes'in argümanlarını sayfa sayısının belirterek alıntılayacağım ardından kendi yorumumu yazacağım. (kitabı okumadan bunu okuyorsanız argümanlar birazcık kopuk gelebilir lütfen kitabı okuyup öyle geliniz.)
Şimdi başlıyorum.
Sayfa 42'de Descartes diyor ki: "Her ne kadar bir fikir, başka bir fikri doğursada bu durum sonsuz değildir ama sonunda, amili arketipe benzeyen bir ilk fikre ulaşmak gerekir."
Bu aslında arkhe probleminin laciverti. Problem şu ki ele aldığımız fikrin kendiliğinden meydana gelemeyeceğini düşünerek onu bir başka fikrin doğurduğunu belirtiyoruz ve bu şekilde geriye doğru gidersek bir ilk fikre ulaşacağımızı söylüyor Descartes.
Peki ilk fikir nereden geldi?
İlk üzerinde durduğumuz fikrin kendiliğinden var olamayacağını söylüyoruz fakat geriye doğru gittiğimizde ulaştığımız fikir zaten vardı, bir yerden gelmedi öyle mi?
Sayfa 45'te Descartes diyor ki:"Her ne kadar cevherin fikri zihnimde olsa da ve yanı şekilde ben de bir cevher olsam da fani bir bir varlık olduğum için gerçekten sonsuz bir cevher tarafından zihnime yerleştirilmediği müddetçe bende sonsuz bir cevherin fikri bulunamaz."
Aslında