Sonuç olarak kendimi aşağılık buluyor ve kendi dürüstlüğümden şüphe duyuyorum. Karımı ve çocuklarımı önemsiyor olsam da onları sevmiyorum. Aslında onlar tarafindan tutsak alınmışım gibime geliyor ve bundan hiç hoşlanmıyorum. Cesaretim yok: Hayatımı değiştirmeye de onu sürdürmeye de cesaretim yok. Neden yaşadığımı bilmiyorum, her şeyin anlamını yitirdim. Yaşlandığım düşüncesiyle kafam fazlasıyla meşgul. Her gün ölüme daha çok yaklaşıyor olsam da ondan çok korkuyor, dehşete kapılıyorum.
Yine de bazen aklıma intihar düşüncesi geliyor."
"Ama aramızda önemli bir fark var. Ben sizin için felsefe yaptığımı söylemiyorum Doktor; oysa siz, sizi motive eden şeyin bana yardım etmek, ağrımı dindirmek olduğunu söylüyorsunuz. Bu türden iddiaların insan motivasyonuyla hiçbir ilgisi yoktur. Tüm bunlar dini, propaganda yoluyla hünerle işlenen kölelik mantığının bir parçasıdır. Güdülerinizi daha derinlerde arayın! Hiç kimsenin tamamen başkaları için asla bir şey yapmadığını anlayacaksınız. Tüm eylemler kişinin kendisine yöneliktir, tüm hizmetler kendisine hizmettir, tüm sevgiler kendisine olan sevgisidir."
'görev' sözü bana ağır ve sıkıcı gelir. Ben görevlerimi teke indirdim; benim görevim, özgürlüğümü sürdürmek. Evlilik ve beraberinde gelen sahiplenme ve kıskançlık duyguları ruhu köleleştirir. Bu duygular benim üzerimde hiçbir zaman egemenlik kuramayacak.