Felat aya

Biko
"Bu ülkede bazı Beyazlar sınıf analizini benimserler çünkü bizi ırkla ilgili her şeyden koparmak isterler. Onlar da Beyaz tabii bunların bir kısmı aşırı şekilde bağnaz. dogmatik ve had safhada kibirlidir. Hakiki bir Marksist olabilmek için, kendilerinden ne derece feragat etmek zorunda olduklarını pek de bilmezler."
Sayfa 52·Kitabı okudu
Reklam
Biko, Beyazlık eleştirisini Beyazların en kötülerine değil, en iyilerine yöneltiyordu. Başka bir deyişle, kendilerini ırkçılık sorunun dışında gören Beyazlan, yapısal ırkçılıktan faydalanan ve o ırkçılığın bir ürünü olan imtiyazlı, konformist ve paternalist Beyazlar olarak tarif ediyordu.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Türklük Sözleşmesi'nin dışına çıkmış ve bu nedenle çeşitli bedeller ödemiş Türklerin ezici çoğunluğu Türkiye' de küçük bir azınlık olan Marksistler ve sosyalistler arasından çıkmıştır. Bunda, sosyalist düşüncenin akla gelebilecek bütün hiyerarşileri (sınıfsal, dinsel, ırksal, ulusal, cinsel, türsel vb.) yıkmayı amaçlayan total bir eşitlikçilik ideolojisi olmasının payı büyük; çünkü bu eşitlik ideali, sosyalistlerin ezilenlerin ve horlananların deneyimlerine ahlaken ve düşünsel olarak çok daha açık olması sonucunu doğuruyor.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Bir Marksist, Kürt ve Ermeni meselelerini yeterince ciddiye almayabilir; çünkü Ermeniler ve Kürtler "emperyalizmin oyununa gelmiştir" ya da "sınıf siyaseti değil, kimlik siyaseti yapmaktadır''; bir İslamcı Kürtlerin "kavimci olduğunu, ümmeti böldüğünü" düşünebilir veya bir Kemalist Kürtlerin "feodal, gerici ve dinci Olduğunu" düşünebilir. Bu itirazlar, eleştiriler ve düşünceler Türklüğün gölgesinde geliştirilmiş düşünsel stratejiler olabilecekleri hesaba katılmadığı sürece-birer kaçış mekanizması olarak kullanılabilirler..
Sayfa 19·Kitabı okudu
Türklük halleri ve performansları çoğu zaman büyük bir doğallıkla, bilincinde olmadan, neredeyse refleksif bir şekilde ortaya konur. Benzer bir toplumsallaşma sürecine maruz kalmamış ya da Türklüğün hakim olmadığı toplumsal çevrelerde yaşayanlar ise, diyelim Kürtler veya Enneniler, bu perfonnanslan çok daha bilinçli bir şekilde sergilerler. Türklüğün hakim olduğu çevrelere veya kurumlara girdiklerinde, bir Türk gibi konuşabilmekte, davranabilmekte ya da giyinebilmektedirler. Kürtlerin veya Ermenilerin hakim olduğu alan ve mekanlara girdiklerinde ise, bir anlamda Türklük giysisini/maskesini çıkarmakta, Kürtlüğe ve Ermeniliğe geri dönmekte, aslına rücu etmektedirler. Türk olmayanlar için Türklük perfonnanslanrını icra edebilme ve Türklüğe giriş yapabilme becerisi, hayatta ve ayakta kalmak için zorunlu bir stratejiler seti olarak karşımıza çıkıyor. Bu ise Türklüğün aynı zamanda bir imtiyazlar dünyası olduğunu düşündürüyor.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Düşünce
Reklam