SENİ SEVMEK
Seni sevmek; bir intihar bombacısının hayatta kalma ihtimali.
Seni sevmek; yer çekimine muhalefet, bulutsuz bir gökyüzünde doğal bir felaket.
Seni sevmek; temmuzda kar, sonbaharda çicek.
Seni sevmek; ölüm kadar gerçek.
Seni sevmek; ikindide yıldız, şafakta ay beklemek.
Islanmamak yağmurda, gökyüzünde yürümek.
Seni sevmek; bir bakışına ölsem de hiç ölmemek, ölümsüzlük düşlemek.
Seni sevmek; hücrede şafak beklemek, gözlerinin hayaliyle bilenip yaşamak, inadına ölmemek.
Seni sevmek; göz kırpmadan saplanıp ufka ve tereddütsüz bir inançla imkansızı beklemek.
Seni sevmek; yıldızlara kurşun sıkmak, hayalini bir sır tutup denizlere haykırmak.
Seni sevmek; içimdeki boşluğun tasviri, doluluğun sırrı, hiçliğin ertesi.
Seni sevmek; yine bir cuma günü peki ya ertesi?
İçimde, içimde sessizliğin gümbürtüsü var, şimdi susuyorum bağıra çağıra. Uzansam dokunurum ipekten saçlarına.
Tüm asilliğin ve güzelliğinle karşımdasın ama bin ışık yılı uzakta, bin ışık yılı uzakta...