Dilan

Dilan
@Nefertitinin
Çağının Nefertitisi
46 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
“Ekmek Bulamıyorlarsa Pasta Yesinler Yalanı” “Marie Antoinette” Fransız Devrimi sırasında Fransız kraliçesi , Fransızların son kraliçesi… ‘Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler’ sözünün atfedildiği kraliçe Marie … Halkın yaşadığı gıda sıkıntısı karşısında Marie Antoinettenin böyle bir cümle söylediğine dair tek kanıt yoktur. Bu söz daha Marie 12 yaşında iken yazılmış J.J Rousseau’ nun İtiraflar adlı kitabında geçer. Yani bu söz sanılanın aksine Marie Antoinette’nin ağzından çıkmamıştır. Peki neden bu söz kendisine atfedilmiştir ? bu sözün dönemin kraliçesine atfedilmesinin sebebi “kraliyetin halktan tamamen kopuk , sarayın halkın yaşamından bihaber olmasından dolayı olduğunu düşünüyorum” kendisini kötülemek ve devrimi meşru kılmak niyetiyle Marie Antoinetteye mal edilmiştir. Halkın yoksullukla kıvrandığı dönemde çok fazla harcama yapan ve şatafatlı bir hayat süren kraliçe Fransız Devrimi’nin ardından 1793’te idam edilmiştir. Marie Antoinette’nin kendi ağzından yazdığı bir nottan alınan sözler “ Kendi bahtsızlıklarına rağmen bizlere böylesine iyi davranan bu insanları gördükçe, onların mutluluğu için kesinlikle daha sıkı çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu gerçeği kral da görmektedir. Kendi adıma konuşmam gerekirse, taç giydiğim günü yüzyıl bile yaşasam da hayat boyu unutmayacağım”
Reklam
Demokrasi bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur , devam edilirse demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler çıkar. Platon
Kötülüğe sırf kendinden diye susanlar mutlaka o kötülüğün zararını görürler adil iyi bir insan olmak senden farklı olan için üzülmek ve doğrusuna doğru demekten geçer… adil değilim ben kendimden olan kötülüğe susarım derseniz o zaman size de hammurabi kanunları uygulanır
“Tanrı yarattığı ve yüreğine yaşam sevgisini derin bir şekilde kazıdığı insanın bazen çok kederli ama daima çok değerli varlığını koruması için elinden geleni yapmasını ister” Monte Cristo Kontu - 1
Fatih Sultan Mehmet Türklerin Fatih’i “Bir ayağı Şarkta bir ayağı Garb’ta olan büyük hükümdar” Şehzade Mehmeti bu kadar büyük yapan sadece aldığı eğitim miydi ? Yoksa bu işin psikolojik bir boyutu var mıydı … 12’sinde çıktığı tahttan kısa bir süre indirilerek babası II Muradı’n yeniden tahta geçmesi onun çoçukluk ruhunu kim bilir nasıl etkilemiştir ? Kırılan onurunu , kabul görmeme duygularını nasıl tamir etti ? Şehzade Mehmet’in inkar edilemeyecek şekilde inanılmaz bir zekası ve yeteneği vardı ama onu bu kadar hırslı yapan sadece zekası değildi. İki kez tahta çıkıp ,iki kez saray darbesiyle uzaklaştırmak her iki darbenin ardından saraydan gönderilmek … Şehzade Mehmet’in Fatih olması babası II Murat’ın gölgesinden kurtulması için II Kosova savaşından daha büyük bir başarıya imza atması gerekiyordu bunun yolu da Konsantiniyye’nin fetihten geçiyordu … 20 yaşında imkansız denileni başaran en büyük düşmanı Çandarlıdan intikamını alan bir şehzade … Tamda burda devreye Freud giriyor “Babaları ölen oğullar tekrardan doğarlar”
Reklam