"Çoğu anne baba, çocuğun tepkilerini onun kendi duyguları, davranışları olarak görmek yerine, çocuğun söz dinlemesi, onlara mutluluk vermesi, onlar için övünç kaynağı olması şeklinde yorumlamaz mı ? Kaç koca, kendi annesine olan bağlılığı yüzünden karısından gelecek herhangi bir isteği, özgürlüğünü kısıtlayıcı bir istek ve karısını zorba bir kişi olarak görmez ? Küçükken parlak bir şövalyenin hayali ile büyüyen kaç ev kadını kocasını duygusuz ve aptal bulmaz ?
"Bir insana salt kendi kendime yetemediğim için bağlıysam o kişi ancak bir can simidi olabilir. Aradaki bağın sevgiyle hiçbir ilgisi yoktur. Mantığa aykırı görünse de yalnız kalabilme becerisi, sevme becerisinin koşuludur."
Toplumdaki, zarar vermeye ve kendilerini feda etmeye hazır erkeklerin ve kızların çokluğu, toplum düzeninin yanlış kurulmuş olduğunun bir kanıtıdır. Birçok değerli genç insanın, çaresizliklerine ve hayal kırıklıklarına tek çıkar yol olarak fanatizmi ve zarar vericiliği seçmek zorunda bırakılmaları çok acıdır.