Nehir

Nehir
@Nehir_11
"Alaca bir at koşar içimde. Zamansız, mekansız, nefese doğru.."
"Acı içindeyken bile zarifsin İçin acırken bile ümitli.."✨
Saat çoktan ikiyi geçti. Yağmur içime yağıyor sanki. Öyle şiddetli, öyle soğuk, öyle gürültülü. Pencerenin pervazına bir avuç umut serpmiştim geçen kış. Güvercinler gelmeyince toprağa düşüp yeşermişler. Kocaman bir özlem ağacım var şimdilerde. Dalları da bütün güneşi kapatıyor inanır mısın? Galiba taşınacağım en son. Bakma taşınacağım dediğime iki gözüm, gittiğim her yere hasret meyveleri götürdüğümce bu çarkın dişlisiyim biliyorum. Özlüyorum. Hayat gidiyor elimizden, farkındayım. Umudum günebakanlarda kaldı.
Sonra gittin. Çocuk oldum bir daha, ağladım. Kaç şiir, kaç kere sular altında kaldı. Kitaplar, aşk, her şey. Her şeyi son bir kere daha kurtaramazdım. Keşke nane şeker gibi mentollü bir buluttan doğaydım Sonra gittin. Keşke dünya toz şekeri ile kaplı olsaydı. Çocuk oldum sonra ağladım, yağmur bile beni ayıpladı. Söz dedim, söz verdim. Ruhumu gömdüğüm yer hala belli. Güneşi özledim, sonra seni Keşke gölgesine razı bir fesleğen olaydım.
Seni sevince kıpırdayan her şiiri Kahverengi bir çaydanlıkta saklıyorum. Sonra gittin. Birlikte kışlıkları naftalinleyecektik. Söz vermiştim unutmayacaktım gözlerini
Nehir bir yorumu yanıtladı.
Güneşe aşık olmasına rağmen adı ay çiçeği konulan çiçek kadar yanlış anladın sen beni...
Alıntı
Kız dur günebakan da diyorlar ona içerleme hemen😂😂💕
Önceki 1 yanıtı göster
ɛsɛɳ ɳʋɾ c.✿
ɛsɛɳ ɳʋɾ c.✿
😂😂😂sen de haklısın çiçeğim en iyisi gejlik emaresi olanlara bişey anlatmamak
1 yanıtı göster
"Yaşamak ve yeryüzünde üç adımlık bir yer işgal etmekle mühim bir iş yaptıklarını zannederler. Kimisi gençliğine mağrurdur; kimisi ihtiyarlığına ve tecrübesizliğine dayanıp böbürlenir; kimisi ilerde neler olacağını ihsas ederek iyi itibar kazanmak ister. Hepsi birden mahiyetini asla anlamadıkları bu değirmenin içinde yuvarlanıp giderler ve kâinatın mihverinin kendilerinden geçtiğini vehmederler."
Bu alıntı bence kitabın en vurucu alıntılarından biriydi. Üstüne yorum yapılamayacak kadar net ve güzel bir paragraf.
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görünmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?
Bu da felsefenin başka bir problemi, özgür iradenin varlığı. İnsan gerçekten özgür iradeye sahip mi, madem kader var o halde irade ne işe yarıyor, kararlarımızı biz mi belirleriz yoksa tamamen belirlenmiş haldeler midir? Hayatımızın ne kadarı üzerinde gerçekten söz sahibiyizdir kim bilir:))