Her bireyin vicdanı vardır ve içindeki yargıç tarafından gözlendiğini bilir.
Birey gerçi zevk ve eğlencelerle kendisini uyuşturabilir ya da uykuya terk edebilir, ama ne zaman kendine gelir ya da uyanırsa aynı vicdanın o korkunç sesini duymaktan kaçamaz. Birey, en aşırı rezilliklerini bir daha hiç geri dönmemek üzere bastırabilir, ama onu duymaktan kaçınamaz.
Birey, diğer insanlara karşı sorumlu olduğu ödevlerini gelişigüzel bir biçimde yaparsa, kendisine yönelik en ağır kınamalar, sanki bu konuda hesap vermesi gereken yargıcın sesiymiş gibi onun içinde konuşma yapacaktır...
İnsan, hiçbir zaman içindeki kötülüğü kabullenmez, aslında temel ilkelerden dolayı kötülük diye bir şey yoktur, tersine temel ilkelerin terk edilmesinden dolayı vardır.