Hiç kimseye onda zaten var olan iyiliğin fazlasından vererek onu daha da iyi yapamam, hiç kimseye onda zaten var olan zekânın fazlasından vererek onu daha da zeki kılamam.
Kendi fikirleri olmadan, bir başkasını hiçbir zaman ikna ędemem. Diğerinin iyi ve doğru bir düşünce yetisinin olduğunu varsaymam gerekiyor, yoksa onun benim temellendirmelerimle kazanılabileceğini ummak boşuna olur. Aynı biçimde kendi duyguları olmadan hiç kimseyi ahlaksal olarak da etkileyemem, diğerinin kalbinin kuşkusuz iyi olduğunu varsaymalıyım, yoksa o, kendi içinde kötü alışkanlıkları betimlememden hiçbir zaman iğrenme ya da erdemi yüceltmemden hiçbir zaman itici bir kuvvet hissetmeyecektir.