Again she fled, but swift he came.
Tinúviel! Tinúviel!
He called her by her elvish name;
And there she halted listening.
One moment stood she, and a spell
His voice laid on her: Beren came,
And doom fell on Tinúviel
That in his arms lay glistening.
"Aslında şaşıracak bir şey yok " demişti bir keresinde Doc ona. ' Dünyada herkese aynı anda garip bir şey olsa işte o zaman bu şaşırtıcı olurdu. Ben tek bir bakış açısına sahip olduğuma göre, bana olan olasılık dışı bir şey varsa, o zaman başkasına bunun olmadığını var sayıyorum mantıklı olarak. Bu yüzden de, bunun herhangi birine olma olasılığı 6 milyarda birse, o birine olma olasılığı da yüzde yüz. Yüzde yüz olabilecek bir şey olduğunda niye şaşırayım ki ? '
Her parçanın kendi işlevi vardır. Bazıları zayıftır, bazıları ise güçlü. Bazıları oyunun başında işine yarar, bazılarıysa sonunda. Ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasın.