Zaten köyleri derinlere dalıp çıkardıkları süngerler gibiydi. Acıyı da, üzüntüyü de, sevinci de, felaketi de içine çeker sindirir hayatına devam ederlerdi. En garip olayı bile “tabii” diyerek anlatırlardı. Tabii o da öldürmüş karıyı, dam çökünce altında kalıp ölmüş tabii, oğlan da kızı kaçırmış tabii.