Bu kitabı ve 2021 yazında yaşadığım tatlı tesadüfü hiç unutmayacağım. Arkadaşlarımla kısa bir tatil yapmak için Bozcaada’ya gitmeye karar vermiştik. Normalde her yere bir kitap taşırım, bu tatile giderken yanıma almayı unutmuşum. İlk akşam meydandaki kitap fuarında ne alabilirim burada okuyacak diye bakınırken niyeyse içime hiçbir kitap sinmedi. İki gün daha kalacaktım uzun bir kitap istemiyordum derken bu kitap gözüme çarptı. Severim bulunduğum mekanlar ile ilgili kitaplar okumayı… Halikarnas Balıkçısı Bodrum’da okunur mesela. Bu vesileyle kitabı alıp ertesi gün plajda okumaya başladım. Kitabın yazarı İstanbul’da doğmuş büyümüş bir avukat. İstanbul’daki hayattan yorulunca Bozcaada’yı da çok sevince ilerleyen zamanlarda ailesiyle beraber Bozcaada’ya yerleşiyor. Buradaki yaşanmışlıklarından gelen anıları bu kitapta okuyucusuyla paylaşıyor. Anılarını edebi bir eserden ziyade “stand” book olarak tanımlıyor. İstanbul’da yaşayan bir avukat olmamdan ötürü belki, çok anlamıştım o kaçma isteğini başka bir yere yerleşme güdüsünü… Çok da imrenmiştin kitabı okurken birileri bunu yapabildiği için. Hikayeler de zaten Bozcaada’da olduğum için çok tanıdık geliyor, gözümün önünde canlanıyordu. kitabı bütün gün hevesle okudum ve arkadaşlarıma anlattım. Ve hatta o gün bir dahaki gelişimde kitabın yazarını bulup tanışmaya da karar verdim. Ertesi gün gidiyordum, o nedenle bu planım muhtemelen başka bir yaz içindi. O günün akşamında arkadaşlarım Bozcaada’ya özgü bir kolonya alma amacıyla Nadire’ye gidelim dediler. Nadire aynı zamanda bir antika dükkanı. Dükkandan içeri girdiğimizde ilk dikkatimizi çeken şey benim bütün gün okuduğum kitabın orada olmasıydı. Bak burada da satıyorlarmış diye kendi aramızda konuştuk. Sonra dükkanın sahibi olan beyefendi diğer ürünlerini gösterirken bir ara
Sarah Jio kitaplarını çok severim. Bunu da çok sevdim. Kesinlikle tavsiye de ederim. Çevirisi genel olarak çok iyi. Sadece başlığa ilişkin küçük bir notum var. Kitabın ana kahramanı June ve orijinal başlığı “goodnight june”. “İyi geceler Haziran” pek anlamlı bir çeviri olmayacaktı elbette ama “elveda haziran”ın da mantıklı bir çeviri tercihi olduğunu düşünmüyorum. Kitabı bitirdikten sonra “elveda” neyle alakalı olabilir ki diye çok düşündüm. Belki sadece “haziran” olarak bırakılabilir, ya da Haziran’dan bağımsız başka bir başlık düşünülebilirdi.
Dünyanın farklı yerlerinde denizlerin cayır cayır yandığı, balçıkla, çamurla kaplandığı bir zamanda geldi bu kitap. Okurken gözünüzün önüne “altın çıkarıcaz” diye Kaz dağlarında katlettikleri dönüm dönüm arazi, kırmızı bi tshirt giymiş ufacık bebeğin kıyılarımıza vurmuş cansız bedeni, denizlerin nehirlerin üzerine kurulan ve sağında solunda hep bir pislik olan balık çiftlikleri geliyor. Livaneli, diğer kitaplarında olduğu gibi bunda da güncel, içinde yaşadığımız sorunlara değinmiş. Kitap bir nefeste okunuyor. Ancak yıllar sonra okunduğunda bugünlere ayna tutan bir eser olarak anılacağını düşünüyorum.
Uzun zamandır okuduğum en iyi rom-kom. Hikaye güzel, anlatım akıcı. Genelde rom-komşarda karakterler öyle şeyler yapar ya da söyler ki, okuyucu olarak onlar adına utanırım. Bu hikayedeki karakterlerde öyle bir şey yaşamadım.
Mükemmel PlanElçin Barlas · 25M2 Kitap · 2021102 okunma
Bu tip insanlardan biriyle karşılaşıp gerçekten var olduklarını bilmeden insan anlamıyor. Kitap narsis insan modelini ve kurbanlarının hatalarını güzel anlatmış.