Şurası gerçek ki, Türklerin çağdaş bir ülke yaratmanın, bina inşa etmekle değil, ancak doğru eğitimle mümkün olabileceğini bilen bir liderleri var. Çok şanslılar!
Herr Schlimann, Anadolu'nun bağrındaki topraklarda, birkaç inanmış insanın ellerinde bir devlet yükseliyor. Evet, bir avuçlar fakat misyonlarına inanmışlar. O kadar ki Müslüman ağırlıklı bir "Şark İmparatorluğu"nun enkazından, çağdaş bir toplum yaratmaya çalışıyorlar. Umutla, gayretle... Halk için, halkla beraber ve hatta gerekirse halka rağmen... Halkı eğiterek yanlarına çekmeye çalışıyorlar. Nasıl yardımcı olunmaz bu mücadeleye?
"Tanrı'nın kadın yüzünün simgesi neden su?"
Bilmiyorum. Ama kendini bizlere belli etmek için genellikle suyu seçiyor. Belki de su yaşam kaynağı olduğundandır; suyun içinde yaşam bulduğumuzdan, dokuz ay boyunca o suyun içinde kaldığımızdandır. Su kadın gücünün simgesidir,hiçbir erkeğin -ne kadar aydınlanmış ne kadar kusursuz olursa olsun- ulaşmayı düşleyemeyeceği bir güçtür bu.