Herkesin kaderi aynıydı. karşısında ulu dağlar vardı: aydınlık ve gölge nasıl yan yana ise, insanın kaderi de öyle, mutluluk ve acıyı beraber getiriyordu: bir yanda kıvanç, bir yanda kaygı. hayat dediğin böyleydi işte...
“Hepimiz böyleyiz işte.” diye düşünüyordu, “Birbirimizden pek farkımız yok. Ancak ağır hastalandığımız ya da öldüğümüz zaman hatırlıyoruz birbirimizi. O yitirdiğimizin ne iyi, ne eşsiz bir insan olduğunu, ne büyük iyilikler yaptığını, ancak o son demde anlıyoruz.