Berna

Berna
@NeokuyoruzBerna
İnsan Kaynakları Yöneticisi
Lisans
7 Ocak 1990
137 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2025 29. kitabı
Bir insan kendi evine bile sığamaz mı? Sığamıyormuş… İçindeki yükler fazla gelince hiçbir duvar insanı korumuyormuş. Kitapta; Dedenin eşiyle arasındaki soğukluk, aynı hayatı paylaşırken bile birbirine uzak kalmanın hüzünlü hâli ve dede ile oğul arasındaki eski bir küslük, yıllar geçtikçe aradaki mesafeyi büyütmüş, anne ile baba arasında kalan ve sessiz oğullar… Dede, hem kendi geçmişiyle hem de ailesiyle yüzleşerek “yolun sonuna doğru” içindeki yükleri hafifletmeye çalışıyor. Okurken bir yandan kendi aileme, büyüklerime, kaçırdığımız anlara, söyleyemediğimiz sözlere gittim. Kısacık bir kitap ama insanın kalbine uzun uzun dokunuyor. Kitap; belkide hepimize hatırlatıyor: “Gönül almak için yarına bırakma, yol göründüğünde geç kalmış olursun…”
Dedeye Yol GöründüMahmut Abdullah · Polemik Yayınları · 2025157 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·60 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
Bu kitabı sonbahar yapraklarının üstünde, doğanın sessizliğinde okudum. Rüzgâr yaprakları çevirdikçe, Didem Tomaslar da içimde saklı kalan sayfaları çevirdi sanki. Kitap; ilişkilerde kırıldığımız, kendimizi eksik sandığımız, “arıza” dediğimiz yanlarımızla yüzleşmeyi anlatıyor. Kadınlık hallerini, içsel yaraları, iyileşme sürecini ve hayata yeniden tutunmayı kısa ama çok etkili metinlerle işliyor. Sır ve Siyahlı Kız öyküsü beni çok etkiledi. Her cümlesi “yalnız değilmişim” dedirten türden. Kırgınlıklarımızı saklamadan, süslemeye çalışmadan ama incitmeden anlatıyor. Bizim arıza sandığımız yaraların aslında ne kadar insanca olduğunu hatırlatıyor. Okurken hem hafifledim hem de kendime daha şefkatle bakmayı öğrendim. Sonbahar yapraklarının arasında, elimde bu kitapla şunu düşündüm: Belki de büyümek, arızalarımızdan utanmak değil… Onlarla barışmanın bir yolunu bulmak.
Arıza KelebeklerDidem Tomaslar · Karina Yayınevi · 202515 okunma
Puan vermedi·24 syf.··
2025 27. kitabı
Bugün kızımla oyun parkının renkli topları arasında küçük bir mola verip Kanatlı Koyun Lolly’yi okuduk. Hikâyenin konusu ise şöyle: Sevildikçe büyüyen, büyüdükçe değişen kanatlı bir koyun var — adı Lolly. Bir gün Burby onunla karşılaşıyor ve Lolly’nin aslında farklı olmanın bir eksiklik değil, bir armağan olduğunu gösteren bir yönü olduğunu keşfediyor. Birlikte çıktıkları küçük maceralar, sevginin bir canlıyı nasıl değiştirebildiğini, dostluğun kalbi nasıl yumuşattığını ve iyiliğin en beklenmedik yerlerde bile kanatlandırdığını anlatıyor. Hem ben hem kızım o yumuşacık hikâyeye bayıldık. Farklı olmanın güzelliğini, sevginin büyüten tarafını öyle naif anlatıyor ki… Renklerin, kahkahaların arasında tam anne-kız kalbe dokunan bir an oldu.
Kanatlı Koyun LollyDidem Tomaslar · Mahlas Çocuk Yayınları · 20256 okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
Sayfaları çevirdikçe zihnimin içindeki kalabalığı fark ettim… Düşüncelerimi nasıl otomatikleştirdiğimi, kendimi ne kadar sorgulamadan yaşadığımı. Volkan Erkan’ın dili sade ama etkileyici — insanın zihnini susturmaya değil, anlamaya davet ediyor. Okudukça farkındalık kazanıyorsun, “neden hep böyle düşünüyorum?” sorusunun cevabını bulmaya başlıyorsun. Bazı cümleleri öyle güzel ki, altını çizerken durup uzun uzun düşündüm. Sanki biri gelip “biraz yavaşla, kendini yeniden dinle” demiş gibi hissettim. Kısacası bu kitap, kendi iç sesinle yeniden tanışmak isteyen herkes için güçlü bir rehber.
Zihnini Yeniden YapılandırVolkan Erkan · Destek Yayınları · 2024169 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
Gülcan Kurtul’la ilk kez Benden Geriye Kalanlar kitabıyla tanışmıştım ve o kitabı gerçekten çok sevmiştim. Yine kalbimin bir yerinden tuttu, bıraktı. Babama Mektup daha derin, daha sessiz, ama bir o kadar da güçlü bir kitap. Baba-kız arasındaki o söylenemeyen cümleleri, içe atılan duyguları, “keşke”leri öyle sade bir dille anlatmış ki… okurken hem kendi babanı hem de kendini buluyorsun satır aralarında. Yazarın dili sanki bir dostuna yazılmış bir mektup gibi; süssüz, içten ve samimi. Bazı kitaplar ağlatmıyor ama bir şeyleri içinden çekip alıyor ya, işte öyle bir etki bırakıyor. Babasına söyleyemedikleri olan herkese dokunacak bir hikâye.
Babama MektupGülcan Kurtul · Tilki Kitap · 202555 okunma