Yani diyorsun ki; "Bilgelik
hiçbir kötü tarafı olmayan bir
insan olmak değil, kötü taraflarının olduğunu bilen ve bunu
yönetebilen insan olmaktır!" Bu
"O da insanmış, onun da
eksikleri varmış," demenin
insanı mütevazııaştıran
hoş bir tarafı var.
gerçekçi ve güçlü bir tanım oldu. Gerçek şu: Diğer insanların
da benim gibi olduğunu bildiğimden hassas bir durumla karşılaştığımda, ''Aman Doğan, dikkat et!" diyorum, "Şu an içinde
bulunduğun durumun farkında ol." Çünkü karşımdaki insanın doğasında kötülük yapabilecek bir güç var. "Farkına var
bunun. Üstelik sen de kötülük yapabilecek birisin."
Demek ki şu bakış açısı da önemli; "Karşıdakini kötü görüyorsun ama sen ne kadar iyisin? Sende yok mu o kötü gördüğün davranışın bir benzeri? Geçmişte belli durumlarda sen
de aynısını yaptın. Şu anda da bu karşındaki insan yapıyor.
Yargılama. Onun yerine bir bak bakalım bu durumu düzeltecek bir şey yapabilecek misin?"
Ben artık böyle bir durumla karşılaştığımda, "Merhaba arkadaşım, görüyorum ki bunalmışsın, öfkelisin; besbelli ki biri
hak etti o küfrü, senin için ne yapabileceğimi söyle," diyebilecek durumda hissediyorum kendimi. Her zaman değil ama
çoğu kere. Neden? Çünkü anladım ki yaşam bir ekip işidir.
Kader kısmet işte, bir bakıyorsun problem yaşadığım o adamla bir ekip oluşturmuşuz. "Senin yaptığın yanlış, böyle şey olur
mu? Sana yakışmıyor," demek yerine, ''Aynı durumda olsan
sen de yapardın aynı şeyi," diyebiliyorum kendime.