" Bizim de çevremiz cahil, hödük, yontulmamış, tümü eğitimsiz kadın ve erkeklerden oluşan bir nüfusla kuşatılmış olsaydı 'hayat yaşamaya değmezdi'. Pis kokulu bir kalabalığın arasına karışmak için Sırf kendisine parfüm sıkmak yeter mi insana ? Sarayda bile yaşasa, eğer ki dört yanındaki pencereler ahırlarla dolu avlulara açılıyorsa insan keyif alabilir mi?"
" tüm büyük hareketler gibi insanlık tarihi de döngüseldi ve başlangıç noktasına geri dönerdi. Doğru bir çizgi üstünde sonsuz biçimde ilerleme fikri, hayal gücünün doğada hiçbir örneği bulunmayan bir kuruntusuydu. Kim bilir belki de bir kuyrukluyıldızın parabolü bile insanlığın uğraşısını daha iyi resmediyordu."