"Şu haliniz tabiatınızı ne güzel gösteriyor, bilseniz! Bir şeyi evvela göğsünüzde, kalbinizin üzerinde taşırsınız; sonra onu dişlerinizle parçalar ve dudaklarınızın ufak, tabii, elde olmaksızın, belki sizce de hissedilmeyen bir hareketiyle ayaklar altına atarsınız... İşte siz... Siz bu hareketlerle tamamıyla kendinizi açıklıyorsunuz!"
Genç kızların yerleşmiş hiçbir tabiatları yoktur. Onlar için her gün, her saat yeni bir şey hazırlar. Bugün neşeli, yarın mahzundurlar. Şimdi hayattan bezgin görünürlerken biraz sonra hayata dört elle sarılırlar. Her defasında da “Ne yapalım, tabiatımız böyle!” diyerek kendilerini anlatmak isterler.
Neden bir Avrupalı için tabii olan bir şey bir Türk için harikulade olsun? Emin olunuz ki matmazel, memleketimizde şimdi Avrupalılar kadar, belki daha hissi, daha ahlaki terbiye ve tahsil görmüş pek çok gençler vardır.