Bence de bu devirde öğretmenlerin işi çok zor görsel bombardıman olmadan çocukları yerlerinde tutmak, söylenenleri dikkate almadan ve sıkılmadan dinlemelerini sağlamak bayağı bir sihirbazlık gerektiriyor. 
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dünyanın en büyük teknoloji şirketi Apple'ın kurucularından Steve Jobs, 2010 yılında ilk iPad lansmanını yaptıktan sonra New York Times'tan gazeteci Nick Bilton sorar: "Çocuklarınız iPad'i seviyorlar, değil mi?" Steve Jobs der ki: "Hiç kullanmadılar, evde çocukların kullanabileceği teknolojik olanakları sınırlıyoruz."
Teknolojinin bu kadar içinde olan bir insan, neden çocuklarını teknolojiden uzak tutuyordu? Sırf Steve Jobs değil, Amerika'nın teknoloji üretim merkezi Silikon Vadisi'nin üst düzey yöneticileri de çocuklarını teknoloji barındırmayan okullara gönderiyorlar. Son teknolojiyle donatılmış dizüstü bilgisayarlar, iPad'ler ve dijital kitaplarla eğitim veren havalı kurumlar yerine; eğitim materyallerinin eski usul tahta-tebeșir, kağıt-kalem, örgü ve dikiş ipleri, renkli boyalar olduğu Waldorf okullarını tercih ediyorlar. Bu okullarda öğretmenler geleneksel eğitim tebeşir ve karatahta ile yapıyor; öğrenciler de kağıt ve kalemle yazılanları not ediyor. Acaba teknoloji yöneticilerinin bu seçimlerinin nedenlerinden biri, ekranların insan beynine olan etkisini bilmeleri olabilir mi?
Dijital çağın her geçen gün kölesi oluyoruz. Artık teknolojinin kölesi değil, efendisi olmak için her bireyin mutlaka okuması gereken bir kitap. Beni oldukça bilinçlendirdi aynı zamanda korkuttu da. Aklımın hayalimin alamayacağı zararları okudukça hem kendim için hem de tüm insanlar için tedirgin hissettim. Ama bilinçlendiğimi hissederek ilerde anne olduğumda çocuğum için daha dikkatli ve daha özenli bir anne olmamı sağlayacak bir kitap okumuş olmak bana gönül ferahlığı verdi. Hepinize canı gönülden önerdiğim bir kitap.
Kitabın önerisi, çocuklarımızın pusulası olma rolünü geri almamız. Kıymetli yazarımızın kalemine sağlık. İncelememi kitabın da bitiş cümlesi ile bitirmek istiyorum;
Sayborglardan (yarı insan yarı robot) değil, gerçek insanlardan oluşan bir nesil yetiştirmek dileğiyle…