Bakın, yağmur yağarken saray yerine bir tavuk kümesi görsem ıslanmamak için belki kümese girerim fakat kümes beni yağmurdan korudu diye şükran borcumu ödemek için kimseye saray gözüyle bakmam. 
İnsana eski alışkanlıklarından vazgeçirmek, iradesini bilimle, sağduyuyla bağdaşacak tarzda düzenlemek istiyorsunuz. Fakat insanlarda böyle bir ıslah sadece mümkün değil, aynı zamanda mecburi olduğunu nereden biliyorsunuz? İnsan iradesinin bu derece ıslaha muhtaç olduğu hükmünü neye göre veriyorsunuz?
Ya günün birinde bütün arzu ve kaprislerimizin de formülü bulunur daha doğrusu bunların esasında hangi kanunlara bağlı olarak meydana gelip nasıl geliştiklerine, çeşitli durumlarda hangi yolları takip ettiklerine, dair kesin bir matematik formül ortaya çıkarsa, cetvele bakarak arzu etmenin ne tadı olur? Hür iradesi, arzusu olmayan, istemeyi bilmeyen insanın org silindir üzerindeki cıvatadan ne farkı vardır ki? 
Peki ne diye bazı âlimler insana normal,erdemleri zedelemeyen istekler gerektiğini iddia ederler? Neden akıllarını insanın isteklerini mutlaka mantıklı ve çıkarlarına uygun olması gerektiğine takmışlardır? İnsana lüzumlu olan tek şey, onu nereye sürükleyeceği belli olmayan hür iradedir. Bu iradeyi kim bilir hangi şeytan…