Neslihan güneş

Mezarlık bahsinde Uygurların gündelik hayatına dokunan bir başka konu da ölülerin nasıl ve hangi usullere göre defnedileceği meselesi. Zira "eğitim kamplarına" alınan Uygurlar arasında suçu "İslami cenaze törenine katılmak ve okunan Arapça duaya eşlik etmek" olanlar da var.
Sayfa 188·Kitabı okudu
Reklam
Okumalarımı derinleştirdiğimde, dışarıdan bakıldığında hayatı kolaylaştıran pratik bir araç gibi görünen WeChat uygulamasının, Çin tarafından Uygurları tepeden tırnağa izlemek için kullanıldığını fark ettim. Kimlikler, parmak izleri, DNA ve retina örnekleriyle kan grupları uygulamaya kayıtlıydı. Yapılan bütün alışverişler, gidilen yerler, banka hesapları, kredi kartı harcamaları vb. her türlü şahsi hareket takip ve kontrol altındaydı. Veriler Çin güvenlik biriminin ortak bilgi havuzunda toplanıyor, böylece kurumlar arasında paylaşılabiliyordu.
Sayfa 171·Kitabı okudu
Çin'in mantığuna göre: "Çocuklar fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin kritik bir aşamasındalar. Bağımsız düşünme yeteneğine sahip değiller. Tüm ebeveynler ve arkadaşlar aktif olarak işbirliği yapmalı ve çocukları dinden uzak tutmalıdır." Çin devletinin resmi belgelerinden alıntalıdığım bu cümleleri, çocukların İslam'la tanışması söz konusu olduğunda, Türkiye'de de bazı kesimlerin dilinden aynı şekilde duymak oldukça ilginç.
Sayfa 117·Kitabı okudu
1950den itibaren, önce Uygurlara ana dillerinde eğitim alma, okuyup yazma ve eser yayınlama hakları tanınmış, Kültür Devrimi'yle(1966-1976) birlikte ise tepeden inmeci bir yöntemle Latin harflerine geçilmiş. Gerçek bir kültür şokunu yaşandığı bu dönemde Uygurlar, tarihlerini ve benliklerini unutmama adına büyük bir mücadele vermişler. Mao Zedong'un ölümünden sonra Çin yönetimi Uygur alfabesini pratik hayatta kullanımını tekrar serbest bırakmış. Bugün gördüğümüz tabelalar, yok işaretleri ve mekan isimleri, 1980lerde yaşanan kısmi özgürlük atmosferinin hatırası. Aynı dönemde, Uygurca kaleme alınan eserlerde ciddi bir artış yaşanmış.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Eğer hükumet bu baskıları, isteyerek değil de, yabancıların baskılarına boyun eğip de yapıyorsa; kendi milletine, milletinin imanına, dinine bu darbeleri vuran hükumet, eğer öyle ise, neden hürriyet, istiklal bayramları yapıyor? Hem," yedi düvelle savaşıp onları yendim, kovdum" diyeceksin; hem de Kur'an okumayı, din ilmini öğrenmeyi öğretmeyi düşmanlarının hatırı için yasak edeceksin! Kimin hürriyetin kazandın ? Meyhanecinin, kerhanecinin mi? Onlar serbest, ama takip edilen, tevkif edilen, dövülen sökülen, Müslümanlar !
Sayfa 186·Kitabı okudu
Reklam