İçerde dans başladı. Sokakta zehir gibi bir soğuk, yağmur, çamur ve işgal askerleri vardı. Dışardaki zulmün ve kışın korkunç kimsesizliğini sezecek bir tek kişi bu salonda yoktu. Vatansız olmak ne iyi şeydi: Pencereden başlayan, ufukta biten mezarlığı kimse görmüyordu. Zaten herkes salonun ortasında birikmişti.
Üç gün sonra Adnan’ın baktığı duvarda 19 Mayıs 335 durdu. Rakamın altında ehramlaşan duvar, memleketi kurtarmaya Anafartalar’dan başlayan Mustafa Kemal’in Samsun’a ayak bastığının yaprağıydı. Adnan’ın gözleri doldu.