Acıya alışalı çok oldu. Alışınca her şey varlığım bir parçası oluyor, duvarda baka baka görmez olduğun bir çatlak gibi, orada duruyor, biliyorsun, ama görmüyorsun.
“Şu dal kadar incesin,” dedi sonra.
Çok güzel söyledi bunu, şu kırılan dal kadar ince olmamın acınası bir zayıflık feğil, az rastlanan bir güzellik olduğunu anlatmak istedi. Bana güzel olduğum daha önce de söylendi, ama böyle bir incelikle söyleyen olmadı.