“Hiç kitabınız yok mu?” dedim. “Burada kitap olmadan nasıl yaşıyorsunuz, diye sorabilir miyim? Grange’deki büyük kitaplıktan yararlandığım halde ben bile, çoğu zaman sıkıntıdan patlıyorum. Doğruyu söylemek gerekirse, kitaplarımı elimden alsalar çıldırırım.”
“Peki, ya o toprak olsaydı, düşünüzde ne görecektiniz?” dedim.
“Onunla birlikte çürüyüp gittiğimi görecektim elbette. Hem de daha büyük bir mutluluk duyarak!” diye yanıtladı.
"Eğer biliyorsan şarkı söyle, ya da uzun, acıklı, güzel bir türkü, hani bana öğretmeyi düşündüklerinden. İstersen bir masal anlat. Ama bence uzun, acıklı bir türkü daha iyi. Hadi başla.”