Hiçbir şey kendi başına var olamaz. Her şey kendi yokluğuna muhtaçtır. Olmak, fark edilebilir olmaktır, orada değil, burada olmaktır, o zaman değil, şimdi olmaktır, başka türlü değil, böyle olmaktır. Suyun bulunduğu kabın şeklini alması gibi, her şey koşullar tarafından belirlenir. Suyun hangi kabın içinde bulunursa bulunsun su olarak kalması, ışığın hangi renkleri ortaya çıkarırsa çıkarsın ışık olarak kalması gibi, gerçek de onu hangi koşullar yansıtıyor olursa olsun, gerçek olarak kalır. Bilinç odağında neden sadece yansımayı tutmalı? Neden gerçek-olanın kendisini değil ?