Vuslatan
Bu roman, gizli dünyaların kapısından içeri giren bir bilincin hikayesidir. Bir sesin yankısından, bir gölgenin hatırasından ve bir varlığın kendi yankısında kayboluşundan doğdu.
Romanı yazarken mutlak gerçeği; dünyanın ağırlığını kendi içinde taşıyan bir bilincin yankısı olarak gördüm. Her kelime, o bilincin kırık aynasında bir parıltı gibi belirdi.
Bu hikaye,bir insanın akıl ile hayal arasındaki dar geçitte yürürken, neleri kaybedip neleri bulduğunu anlatıyor. Belki de hepimiz görünmeyen bir duvarın ardında kendimizi dinliyoruz.
Bu romanı,sustukları içinde boğulan tüm zihinlere adıyorum.