Nevzat Ağçakaya

Nevzat Ağçakaya
@Newzad
Akademisyen
Doktora
Van
15 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kimi zaman en güzel yaratıların önsöz yazılarında ortaya çıktığı hissine kapıldınız mı hiç? Tristram Shandy’deki Orhan Pamuk mesela! Okuduğum en güzel Pamuk yazısıdır. Peki ya Cesur Yeni Dünya’nın, ya da ne bileyim, Mülksüzler’in önsözlerine ne demeli? Hatta Komünist Manifesto’nun! Yapmayın ağalar, okuyun önsözleri! Meşe fıçılarında yıllarca dinlendirilmiş birer İskoç…gibidirler.
Edebiyat-Düşünce
Ömer Aytaç Aykaç isimli okura yanıt verildi
Nevzat Ağçakaya
Bak bunu bile bir önsözde okumuşsun:) ve bu sayede bu bilgiden haberdarız. Tabii ki önsözler içinde primus inter pareslere vurgu yapıyorum. Bak mesela okuduğum en güzel Orhan Pamuk yazısı dedim. İstersen önsöz değil de mamut diyelim, ya da hikaye. Büyük bir kitaba önsöz yazmanın getirdiği o yükün, o sorumluluğun ürettiği damıtılmış ve biraz da dağınık yazıyı seviyorum. Tamamen kitaptan bağımsız bakıyorum. Kitaptan çıkar, yine severim. Ve bence Oğuz biraz atay:)
Sidarta eve dön ! Her şey affedildi!
Sidarta ‘yı henüz okumuşken ve etkisindeyken, aklımda en çok kalan şey, evden kaçışların önünde sonunda hep bir “eve dön!” daveti beklentisi barındırdığıdır. Walter Benjamin, 15’ine varmadan evden kaçmalı diyor insan, kaçacaksa. Oysa dönmeye muhtaç bir yüz ve cesaret, hep bir terkedilenin çağrısına muhtaç. Bu insanlar, neden dönmek zorunda? Çünkü evi terkettiren amaç, aynı zamanda onun yolculuğunda kör eden şey. Ona odaklandığından, mutlak doğruyu ona hapsettiğinden etrafına kördür ve asıl aradığı şey etrafında apaçık ve öylece durur. Sidarta bunu yaşlılığında, ölümüne yakın fark eder ama bize bunu erken bildirir, bedelini eve dönmemekle ödeyerek!
Duygu ve Düşünce
Maruf ALTUNTAŞ isimli okura yanıt verildi
Nevzat Ağçakaya
Tatar Çölü salt bir kale değil, bir ülkedir. Değişim umudum kalede değil, komutanlardadır. Olur belki, kim bilir! Sen yine de iyi bak, belki uzakta gerçekten bir hareketlilik vardır. O zaman haber eyle:)
Sidarta eve dön ! Her şey affedildi!
Sidarta ‘yı henüz okumuşken ve etkisindeyken, aklımda en çok kalan şey, evden kaçışların önünde sonunda hep bir “eve dön!” daveti beklentisi barındırdığıdır. Walter Benjamin, 15’ine varmadan evden kaçmalı diyor insan, kaçacaksa. Oysa dönmeye muhtaç bir yüz ve cesaret, hep bir terkedilenin çağrısına muhtaç. Bu insanlar, neden dönmek zorunda? Çünkü evi terkettiren amaç, aynı zamanda onun yolculuğunda kör eden şey. Ona odaklandığından, mutlak doğruyu ona hapsettiğinden etrafına kördür ve asıl aradığı şey etrafında apaçık ve öylece durur. Sidarta bunu yaşlılığında, ölümüne yakın fark eder ama bize bunu erken bildirir, bedelini eve dönmemekle ödeyerek!
Duygu ve Düşünce
Ömer Aytaç Aykaç isimli okura yanıt verildi
Nevzat Ağçakaya
Tek öğün yemek ve kayıkçılık zor zaten