İskandinav ülkelerde heyecan uyandıracak olaylar nadir görüldüğünden, polisiye türüne ilgi çok büyüktür. Bu da daha çok eser ve kaliteyi beraberinde getiriyor. Bunun bariz bir örneği şüphesiz Jo Nesbo /Yu Nesbö/ tarafından yazılan Nemesis eseridir.
İskandinav dilleri nadir dillerden olduğundan Türkçe'ye dogruden çeviriler çok azdır, zira Nemesis de İngilizceden çevrilmiştir. Çeviriyi çok beğendim. Norveççenin kısa cümlelerden kurulu dil yapısı, çeviride de hissedilmektedir. Ama bazı teknik hatalar gözüme çarptı. Örneğin, baş karakter Harry Hole yanlış telaffuz edilmiş ve bu imla hatalarına yol açmış. Hole, /Hule/ diye okunur ama çevirmen /Hol/ olarak ele almış ve bu tamlayanlarda hatalara yol açmış (Hole'un gibi).
Harry ismi İngiliz orijinli olup Norveç erkeklerine takilabilmektedir ancak alay konusu olacak denli olumsuzlanır. Daha çok ayyaş, avare, serseri yani tam bir "loser" manada görülür. Dedektif çok zekidir ama bu anlamlar onda içkindir.
Birkaç yerli polisiye eser okuduktan sonra (ki çoğunu yarıda bırakmak zorunda kaldım) ve kıyasla, bu roman çok başarılı duruyor. Salt bir macera değil, aynı zamanda kültürel ve sanatsal detaylar da sunuyor. Çingenelerin yaşamlarına bakış, yani kimlik meselesi, madde kullanımı, sosyal ilişkiler, kamusal usulsüzlükler üzerinden sosyo-politik eleştiriler getirilmiş. Yazarın müzik konusunda yetkin olduğu ayrıca anlaşılmaktadır.
Özetle, akıcı ve yalın bir dil kullanmış yazar. Gereksiz detaylardan kaçınılmış. Yani sizi nerdeyse bütün bir eseri Beyoğlu gibi bir semti anlatmaya ayıracak denli ayrıntılara boğmuyor:)
Kesinlikle okunası, zevkli bir roman.