Nezrin Emirova

9/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2015 99. kitabı
Gül yaprağı kumsalı kitapda bahsedilen bir hikaye.. Gül Yaprağı Kumsalı’nın öyküsünü duymuş muydunuz? Aşk uğruna tüm hayatını feda eden kadının söylencesi mi? Alabildiğine geniş, ıssız bir adayı boydan boya dolaşmış, denizde kaybolan sevdiğini aramış. Aşkı öyle olağanüstü, hayret verici, o kadar derin, güzel ve safmış ki, yürürken sahildeki keskin çakılların kestiği ayaklarından akan kan damlaları gül yapraklarına dönüşmüş ve sahil olduğu gibi kusursuz, kıpkırmızı gül yapraklarıyla bezenmiş. Gül Yaprağı Kumsalı’nın öyküsünü duymuş muydunuz? Uğruna ölmeye değen bir öykü mü? Yazar kitabda dostluğu, sevgiyi, ihaneti,acıyı anlatmış. Kitap 3 kadının bakış acısından anlatılıyor. Tami, Beatrix, Fleur. Kitapda hayran olduğum karakter Tami. Kendisine yapılan ihanete rağmen insanlığından hiç bir şey kayb etmiyor. Ve Tami'nin kızlarına hayran kaldım. Çok tatlılar ya.. Kitap Tami'nin eşi Scott'un evde kızlarının önünde polisler tarafından tutuklanması ile başlıyor. Fazla ayrıntı vermeyim. Yazar beni kitabın sonunda ters köşe yatırdı. Cinayeti işleyen kişi tahmin etdiyim kişilerin hiç biri çıkmadı. Kitabın sonu tek kelimeyle mühteşem olmuş. Dorothy Koomson öyle güzel işlemiş ki, kitapı hiç elimden bırakmadım. Kitapı bitirdikten sonra yazarı hemen beğendiğim yazarlar listesine aldım. Diger kitaplarını da mutlaka okuyucam.
Gül Yaprağı KumsalıDorothy Koomson · Doğan Kitap · 201460 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gül yaprakları hafifçe çekilerek, birer birer sapından kopuyor, cılız yeşil sapı sımsıkı içine dönmüş bir tomurcuk haricinde çıplak kalana kadar yaprakları koparıyorum. Avucum yapraklarla dolunca, onları buruşturmamaya özen göstererek, beklemekte olan denize doğru ilerliyorum. Yavaşça gözlerimi kapatıyorum. Dünyanın görüntüsünü dondurmak istiyorum. İşe yarasın istiyorum, dünya dursun, çünkü bana olan şeye inanamıyorum. Londra’daki hayatımın bittiğine, artık Brighton’a, deniz kenarına - tamamen benim seçimim- sürgün edildiğime inanamıyorum. Gözlerimi açıyorum, ufka, sevgilimi kaybettiğim şehre, hayatımın yeniden başlayacağı yere bakıyorum. Denizde derinlere doğru ilerliyorum, sular açlıkla elbisemi ıslatıyor, vücudumun sıcaklığını alıp götürüyor. Ve dikkatle, yavaşça, elimdeki yaprakları bırakıyorum. Onun gibi Gül Yaprağı Kumsalı hikâyesindeki kadın gibi cesur olmak istiyorum. Onun yaptıklarını yapmak, sevgilimi bulmak için hayatımı vermek istiyorum. O sevdiğini denizde kaybetti ve hiç düşünmeden onu son gördüğü ıssız adaya gitti ve onu bulana kadar her yeri arayacağına yemin etti. Yürürken ayakları kumsaldaki keskin taşlarla kesildi; aşkı nadir ve muhteşem olduğu için, derin, güzel ve saf olduğu için, ayağından sızan her damla kan gül yaprağına dönüştü. Ta ki, bütün kumsal kusursuz, kırmızı yapraklarla kaplanana kadar. Birkaç yaprak ellerimde dans ediyor, esintiyle uçuyor, diğerleri ise döne döne köpüklü sulara düşüyor ve hemen, geri çekilen dalgalar alıp götürüyor onları. Adanın her yerini dolaştıktan sonra kadın kumsalına, Gül Yaprağı Kumsalı’na yattı ve son uykusuna daldı. Ve uykusunda, sonsuz uykusunda, aradığı adamı buldu.
Dünyanın görüntüsünü dondurabileceğimi ümit ederek, yavaş yavaş gözlerimi kapatıyorum. Ve olduktan, durduktan sonra, sevgilimin orada bir yerde olacağını biliyorum, hayatlarımız birbirimizi görmezden gelmedi. Buz gibi su bacaklarıma çarpıyor ve istemesem bile, gözlerimi yeniden açmak zorundayım. Dünyanın hâlâ döndüğü, hareket ettiği, devam ettiği yere geri dönmek zorundayım.
Dünyanın görüntüsünü dondurabileceğimi ümit ederek, yavaş yavaş gözlerimi kapatıyorum. Ve olduktan, durduktan sonra, sevgilimin orada bir yerde olacağını biliyorum, hayatlarımız birbirimizi görmezden gelmedi. Buz gibi su bacaklarıma çarpıyor ve istemesem bile, gözlerimi yeniden açmak zorundayım. Dünyanın hâlâ döndüğü, hareket ettiği, devam ettiği yere geri dönmek zorundayım.