Dorothy Koomson

Dorothy Koomson

8.0/10
23 Kişi
·
40
Okunma
·
2
Beğeni
·
1.175
Gösterim
Adı:
Dorothy Koomson
Unvan:
İngiliz Yazar
Doğum:
Londra, İngiltere, 1971
Dünyanın görüntüsünü dondurabileceğimi ümit ederek, yavaş yavaş gözlerimi kapatıyorum. Ve olduktan, durduktan sonra, sevgilimin orada bir yerde olacağını biliyorum, hayatlarımız birbirimizi görmezden gelmedi. Buz gibi su bacaklarıma çarpıyor ve istemesem bile, gözlerimi yeniden açmak zorundayım. Dünyanın hâlâ döndüğü, hareket ettiği, devam ettiği yere geri dönmek zorundayım.
Gül yaprakları hafifçe çekilerek, birer birer sapından kopuyor, cılız yeşil sapı sımsıkı içine dönmüş bir tomurcuk haricinde çıplak kalana kadar yaprakları koparıyorum. Avucum yapraklarla dolunca, onları buruşturmamaya özen göstererek, beklemekte olan denize doğru ilerliyorum. Yavaşça gözlerimi kapatıyorum. Dünyanın görüntüsünü dondurmak istiyorum. İşe yarasın istiyorum, dünya dursun, çünkü bana olan şeye inanamıyorum. Londra’daki hayatımın bittiğine, artık Brighton’a, deniz kenarına - tamamen benim seçimim- sürgün edildiğime inanamıyorum. Gözlerimi açıyorum, ufka, sevgilimi kaybettiğim şehre, hayatımın yeniden başlayacağı yere bakıyorum. Denizde derinlere doğru ilerliyorum, sular açlıkla elbisemi ıslatıyor, vücudumun sıcaklığını alıp götürüyor. Ve dikkatle, yavaşça, elimdeki yaprakları bırakıyorum. Onun gibi Gül Yaprağı Kumsalı hikâyesindeki kadın gibi cesur olmak istiyorum. Onun yaptıklarını yapmak, sevgilimi bulmak için hayatımı vermek istiyorum. O sevdiğini denizde kaybetti ve hiç düşünmeden onu son gördüğü ıssız adaya gitti ve onu bulana kadar her yeri arayacağına yemin etti. Yürürken ayakları kumsaldaki keskin taşlarla kesildi; aşkı nadir ve muhteşem olduğu için, derin, güzel ve saf olduğu için, ayağından sızan her damla kan gül yaprağına dönüştü. Ta ki, bütün kumsal kusursuz, kırmızı yapraklarla kaplanana kadar. Birkaç yaprak ellerimde dans ediyor, esintiyle uçuyor, diğerleri ise döne döne köpüklü sulara düşüyor ve hemen, geri çekilen dalgalar alıp götürüyor onları. Adanın her yerini dolaştıktan sonra kadın kumsalına, Gül Yaprağı Kumsalı’na yattı ve son uykusuna daldı. Ve uykusunda, sonsuz uykusunda, aradığı adamı buldu.
Gecenin büyük bir kısmını farklı duygular arasında koşarken, yürürken, topallerken ve sürünürken geçirmiş en nihayetinde daha fazla boyun eğme duygusuna benzer bir yere varmıştım.
Bütün olup biten şeyler arasında bugünün doğum günüm olduğunu unuttum.Belli ki annemde unutmuş,eğer hatırlayacak tek bir insan varsa bunun annem olması gerekirdi.Doğum günüm kutlu olsun.
Eve
Kederden kaskatı kesilip kalakalmadan geçen her günün mükemmel bir gün sayılacağından habersizdi. Acımı görmezden gelerek yalanla örülmüş halatlarla kendimi tutuyordum. Uzun müddet düşünürsem, kendime, hislerimin devasa akıl sır ermez çarpıcılığına bir göz atmaya izin verirsem eğer, dehşet içinde taşlaşabilirdim. Hissetmekten korktuğum duyguların zerresini dahi deneyimlemeye kendimi bıraksam eğer, yaşamımı sürdüremeyecektim. Beni bitirecekti. Bu nedenle, duygularımı gelecek bir tarihe ödeyeceğim bir borç misali başka bir yere, başka bir zamana emanet ettim.
Gül Yaprağı Kumsalı’nın öyküsünü duymuş muydunuz?
Aşk uğruna tüm hayatını feda eden kadının söylencesi mi? Alabildiğine geniş, ıssız bir adayı boydan boya dolaşmış, denizde kaybolan sevdiğini aramış. Aşkı öyle olağanüstü, hayret verici, o kadar derin, güzel ve safmış ki, yürürken sahildeki keskin çakılların kestiği ayaklarından akan kan damlaları gül yapraklarına dönüşmüş ve sahil olduğu gibi kusursuz, kıpkırmızı gül yapraklarıyla bezenmiş. Gül Yaprağı Kumsalı’nın öyküsünü duymuş muydunuz?
Uğruna ölmeye değen bir öykü mü?
Acı,korku,keder,derin yaralar hala geçmemişti, ama şekil değiştirmiş, donmuş, yeniden çağlayacağı günü bekliyordu. Şu anda düşünebilmek, hissedebilmek, zihinsel ve duygusal olarak yıkıma uğramaksızın nefes alabilmek ilahi bir lükstü benim için.
https://expectokitabum.blogspot.com.tr/...hy-koomson.html#more
Bilenler bilir benim gönlümün kraliçesi Jodi Picoult'tur. Bu değişmedi tabi. Ama Dorothy Koomson'u onunla karşılaştırabilecek kadar sevmiş olmam bemin için ne kadar değerli bir yazar olduğunu anlatmaya yeter.

Yıllar önce bir sitede kitabın yorumunu görmüştüm. Hiç adını duyduğum, karşılaştığım bir yazar değildi. Zamanında 22 dile çevrilmiş falan ama şimdilerde unutulmuş, en azından popülerliğini kaybetmiş. Benim bununla bir derdim yok tabi ama insanlık olarak biraz kıymet bilir olmamızı ümit ederdim.
Gül yaprağı kumsalı kitapda bahsedilen bir hikaye..
Gül Yaprağı Kumsalı’nın öyküsünü duymuş muydunuz?
Aşk uğruna tüm hayatını feda eden kadının söylencesi mi? Alabildiğine geniş, ıssız bir adayı boydan boya dolaşmış, denizde kaybolan sevdiğini aramış. Aşkı öyle olağanüstü, hayret verici, o kadar derin, güzel ve safmış ki, yürürken sahildeki keskin çakılların kestiği ayaklarından akan kan damlaları gül yapraklarına dönüşmüş ve sahil olduğu gibi kusursuz, kıpkırmızı gül yapraklarıyla bezenmiş.
Gül Yaprağı Kumsalı’nın öyküsünü duymuş muydunuz?
Uğruna ölmeye değen bir öykü mü?
Yazar kitabda dostluğu, sevgiyi, ihaneti,acıyı anlatmış.
Kitap 3 kadının bakış acısından anlatılıyor. Tami, Beatrix, Fleur.
Kitapda hayran olduğum karakter Tami. Kendisine yapılan ihanete rağmen insanlığından hiç bir şey kayb etmiyor. Ve Tami'nin kızlarına hayran kaldım. Çok tatlılar ya..
Kitap Tami'nin eşi Scott'un evde kızlarının önünde polisler tarafından tutuklanması ile başlıyor. Fazla ayrıntı vermeyim.
Yazar beni kitabın sonunda ters köşe yatırdı. Cinayeti işleyen kişi tahmin etdiyim kişilerin hiç biri çıkmadı.
Kitabın sonu tek kelimeyle mühteşem olmuş.
Dorothy Koomson öyle güzel işlemiş ki, kitapı hiç elimden bırakmadım. Kitapı bitirdikten sonra yazarı hemen beğendiğim yazarlar listesine aldım. Diger kitaplarını da mutlaka okuyucam.
Kitap,Jack ile evli olan Libby'nin,kocasının hala ölen eşi Eve'ye aşık olduğunu düşünmesiyle,Eve'ye dair her şeyi araştırmasını ve öğrendikleriyle eşini kaybetme korkusunu konu alıyor.İki ayrı zamanda geçiyor,biri Eve'nin Jack ile tanışmadan önceki ve sonraki hayatı,diğeri Libby'nin Jack ile tanıştığı ve evlilik hayatı.
Benim kitaptaki karakterim Eve'ydi.Her şeye rağmen hayata tutunma çabasına hayran kaldım.
Bir de yazar kitabın en son sayfasında kitapla ilgili 15 tane okuma grubu sorusu hazırlamış,sorular da ciddi ciddi kitaptaki karakterlerle ve olaylarla ilgili düşünmenizi sağlıyor,o ayrıntıyı da sevdim.
Romanın oyuncusu gibi hissediyorsun ve kızıyor kıskanıyor üzülüyor seviniyorsun sen olsan ne yapardını düşünüyor allak bullak oluyorsun.
En yakin arkadaşımın kızı. Ben çok beğendiğim bir kitap oldu. Türkiye'^de çok ilgi görmedi. Satış pazarlaması doğru yapılmadı sanırım.
Kitap Dostluk, ölüm, ihanet ve bağışlama üzerine içe dokunan bi roman. Hem ağlayıp, hem gülerek okunan belki konu itibariyle klişelerden kaçamamış, yine de temiz bir dille keyifle vakit geçirten türden
İlk defa okuduğum bir yazar, kitaba şüphe ile başlamıştım fakat kurgusunu, anlatım dilini çok beğendim.Son sayfaya kadar ne olduğunu bir türlü bulamıyorsunuz.Aşk, ihanet ve cinayet üçlemesinde kimin ne kadar suçlu ya da suçsuz olduğunu anlamıyorsunuz sürekli kafanızdaki tespit değişiyor ve son sayfa da ters köşeye yatıyorsunuz.Muhakkak okuyun....

Yazarın biyografisi

Adı:
Dorothy Koomson
Unvan:
İngiliz Yazar
Doğum:
Londra, İngiltere, 1971

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 40 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 34 okur okuyacak.