Hepimiz seçemediğimiz bir toplumun içinde var oluyoruz . Burada önemli olan ise kendimizi yaşadığımız toplumun hikayelerinde var etmek mi yoksa yaşantımızda o hikayelerden uzaklaşıp kendimizi yeni bir hikayenin parçası Sayabilmek mi?
Başka birisine acı verebileceğin bilinci beni ahlaklı davranmaya iter diyor yazar .
Bizim ahlak anlayışımız bir başkasına acı veriyorsa mesela sırada bekleyen insanların önüne geçemiyoruz.
Ahlak aslında yaşanılan hayatı gerçek kılar çünkü sadece gerçek dünyada acı vardır vardır ve yaşanılan haksızlıklar can yakar.
Eğer bir insan hakikaten merhametliyse kendisine etrafındaki insanlara ve ülkesine zarar veremez mesela ormanları yok edemez ormanları yok ederse ülkesinde yaşayacak olan gelecek nesillere de acı vermiş olacağını öngörebilir ya da bir meydandaki bir Çeşme’ye ya da parktaki bir oturağı zarar veremez her şeyden önce bunun ahlaki erdeme sığmadığını bilir.
İşin Özü aslında şu beni inciten şey bir başkasını incitebilir diye düşünebilmeliyiz.
YavaşlaM. Kemal Sayar · Timaş Yayınları · 201513,3bin okunma
Rezonans kanunu sayesinde, evrendeki her şeyin titreşimler aracılığıyla birbiriyle etkileşime geçtiğini anlıyoruz.
Dünyadaki her şeyin, her canlının, vücudumuzdaki bütün organların kendine özgü titreşimleri vardır.
Bazı nesneler, bazı insanlar, bazı duygular benzer frekansta titreşir.
insanlar, eşyalar, olaylar bizimle aynı frekansta olduklarında dünyanın öbür ucunda olsalar da titreşim alanımızdan uzaklaşamazlar.
Kuantum düşünce tekniğinin temelinde yer alan rezonans kanununa göre sizin isteklerinizi gerçekleştirmekten alıkoyan sınırlar yalnızca kalbinizdedir.
Bir şeyin 40 farklı sonuçlarini düşünen, en olumsuz noktalarını dile getiren biri olarak çok inandığım şeyler değil. Ama farklı düşünceleri, bilime de dayandırmaya çalışmış O nedenle saygı duyuyorum, ama çok da soru işaretim var.
Sonuçta;
"ön yargıları yıkmak atomun parçalamaktan daha zordur." Einstein
Bu kitapta en ilginç gelen kısım şöyle...
Kalbimiz bütün inançlarımızı Geleceğe yönelik düşüncelerimizi ve duygularımızı başka bir dile titreşimlerin ve dalgaların kodlanmış diline çevirir ve bunları evrene gönderir inançlarımız Kalbimizin yaydığı elektromanyetik dalgalar sayesinde fiziksel dünyayla etki alışverişinde bulunur.
Ya yılan bu enerjinin nedenli büyük olduğunu
Heart Math enstitüsünün yaptığı araştırmalar gözler önüne seriyor.
* kalbin elektrik akımı beyinde oluşan elektrik akımından 60 kez daha kuvvetlidir.
* kalbin manyetik alanı ise beyninkinden 5000 kez daha kuvvetlidir.
* Demek ki kalbimizle beynimizle yaydığımızdan çok daha fazla enerji yayıyoruz Peki bunu bilmek benim için neden bu kadar önemli çok basit Çünkü bu sayede bazı dileklerimiz hemen gerçekleşirken bazılarının gösterdiğimiz tüm çabalara rağmen neden bir türlü tezahür etmediğini anlıyoruz.