Bir ad konsa bana, bu resme yani.
şöyle kırmızısı ve mavisi bol. Tercihan.
acı’yı bilen eski ustalardan: Şeker Ahmet Paşa
Ahşap bir deniz hamamı. Başlıklı kadınlar.
uzun mayolu erkekler:
*“L’homme qui savait nager”*¹
(İngilizcesini bilmiyorum, yoktu bizim zamanımızda.)
"Şu kadının yerinden kalkması, çocukları ile birlikte bahçeden çıkması, yokuşu inerken ansızın tökezlemesi, yüreğini tutup yere yıkılmasıydı ölüm, o kadardı."
“Güzel ses, renk ve şekillere karşı hissedilen estetik eğilim; medeni olsun ilkel olsun, akıllı olsun deli olsun her insanda gözlemlenen fıtrî bir olgudur. İlk insanların mağara duvarlarına çizdikleri çeşitli şekiller, delilerin müzikle tedaviye verdikleri olumlu tepkiler hep bu eğilimin yansımalarıdır. Estetiğe karşı bu fıtrî eğilim, insanın, kainata ilmek ilmek işlenmiş olan cemal ve kemalden hareketle bunların yaratıcısı olan Allah’a ulaşması konusunda insana rehberlik eder ve insanı sanattan sanatkâra ulaştırır.”