Nazlı Göksenin Kalender

İşte burada ekmek, şarap, masa, mesken: erkeğin, kadının ve yaşamın gerektirdikleri: baş döndürücü huzur bu yere akıp durdu, bu ışıkla kavruldu yanık ahali. Şeref olsun pır pır edip uçan iki eline, şarkının ve mutfağın akça işleri, selam olsun! koşturan ayaklarının birliğine, yaşasın! süpürgeyle dans eden dansçı. Suları ve baskınlarıyla o coşkun ırmaklar, o azap içinde köpüğün otağı, o kundakçı petekler ve resiflerdir bugün kanının bu sakinliği benimkinde, bu gece gibi yıldızlı ve mavi kanal, bu sonsuz şefkat sadeliği.
Sayfa 67
Reklam
Yazık bana, yazık bize, sevgilim, tek arzumuz sadece sevmekti birbirimizi, lakin bunca acılar arasında bize düşen sadece ikimizin canımızın yanması oldu. Bizim için istedik Sen'i ve Ben'i, Sen olan, öpücükten, Ben olan gizil ekmekten, Ve böyleydi her şe, sonsuzca yalın, ta ki girene kadar nefret pencereden. Nefret ediyorlar aşkımızı sevmeyenler, herhangi bir aşkı da, o talihsizler yitik salondaki iskemleler gibi küllere karışana ve taşıdıkları tehditkar yüzleri sönük alacakaranlıkta sönene kadar.
Sayfa 79
Yalancıdır ayı yitirdiğimi söyleyenler, buna kumdaki akıbetimi delil gösterenler, soğuk dillerinde daha neler neler: Niyetleri saklamaktı evrenin çiçeğini. “Şarkı söylemeyecek artık o âsi kehribarî denizkızının, yoktur halktan başka bir şeyi.” Ve çiğnediler ağızlarında kesintisiz belgelerini patronluk yaparak unutuş gitarıma. Gözlerine fırlattım yüreğini benimkine çivileyen muhteşem mızraklarını aşkımızın, ve çığırdım ayak izlerinin bıraktığı yasemini, yitirdim kendimi gözkapaklarının altındaki ışıksız gecede ve doğdum yeniden aydınlık sarmaladığında beni, ey eşsiz karanlıklarımın ecesi.
Sayfa 74
5/10
·104 syf.·
2025 22. kitabı
Tomris Uyar
7/10 · 758 okunma
Ama nasıl hatırlayabilir ki insan Uzak yollarda tanıştığı bütün tanışları ?
Sayfa 97·Kitabı okudu