"Ancak, konut yetersizliği ne kadar zorlu ve acı, ne kadar köstekleyici ve tehditkår olursa olsun, gerçek konut sıkıntısı yalnızca konut yetersizliğinden kaynaklanmaz [...] Peki ya insanın yurtsuzluğu buna, yani insanın gerçek konut sıkıntısını bile asıl sıkıntı olarak düşünmemesine dayanıyorsa? Oysa ki insan yurtsuzluğuna kafa yorar yormaz bu bir sefalet olmaktan çıkar. Gerektiği gibi düşünülür ve iyice akılda tutulursa, ölümlüleri iskån etmeye çağıran yegane davettir bu. "
Matematiksel ölçüm görsel ve soyut olana güven telkin eder. Mimarlık bağlamında konuşursak, binaların nesne olarak kavranmasına kolayca geçit verir; oysa Heidegger mimarlıkta insan duygularının öncelik kazanması gerektiğini düşünür. Filozofun tasarısında mekânın matematiksel ölçümü kendi içinde bir amaçtan ziyade bir araçtır.
Heidegger için yeryüzünde [toprak üzerinde] olmak demek aynı zamanda gökle hemhal olmak demektir. Onun için toprak ve gök her daim dost kalarak birbirine kenetlenmiştir.