Niar Asinuryah

Niar Asinuryah
@Niarslaa
Zeze'nin altın yüreğiyle, Martin'in azmiyle ve Hasan'ın onuruyla yaşamaya çalışan bir çocuk.
Puan vermedi
Birinci kitabı bitireli 1-2 gün oldu. Oradaki karlardan sonra bu kitabın sıcaklığı çok iyi hissettirdi. Damla'nın yazım dili kesinlikle daha çok akıcılaşmış, ilk kitapta bahsettiğim "çeviri" hissiyatı daha da azalmıştı. Bunun sebebi benim o dünyanın içine daha çok çekilmem yahut Damla'nın gelişimi olabilir. Yine de dil olarak ilk kitaptan daha iyiydi. Konu akışı hiç sıkmıyordu, üzerinde durulmaması gereken ara sahneler üzerinde gerçekten de durulmamıştı. Her şey bir sebep ve sonuç olarak birbirine bağlıydı ve buna rağmen bir son gibi hissettirmedi. Zira son sayfalardaki fazladan bir kaç sahne bize aslında bilmediğimiz daha çok şey olduğunu hatırlattı. Bu his, birinci kitabın sonunda da vardı. Karakter gelişimi tam da yazardan beklendiği gibiydi. Kademeli biçimde, yapılan hatalarla yontularak verilen kararlar. Açıkçası damla bilmelisin ki, düşündüğünden daha da iyi bir öykü anlatıcısısın. UB'yi henüz okumadım ama eminim ki okuyunca bu düşüncem daha da pekişecek. Son olarak (burası spoilerlı) Nos, seni özledik. Kızımızın dolunay gözlerinin etrafında süzülen yıldızdan bakışlarını özledik. Zaina, sen de özlendin. Bence Gy3'te Zaina ve Bast olacak. Yakışırlar da. Ne de olsa dinsizin hakkından imansız gelir değil mi? .d Son bir eleştiri olarak, bence Zaina bu iki kitapta da olması gerektiğinden daha gerideydi. Umarım daha fazla hasretini çekmeyiz. Ellerine sağlık damla! Adana Tüyap'da görüşmek üzere ;)
Edebiyat
Gümüş Yürek 2D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2024869 okunma
Reklam
Puan vermedi·416 syf.··
2025 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2025 21:52
Sevgili Damla'nın kaleminden dokulen ve benim okumak için heves edip edip en sonunda okumayı başardığım o kitap: gümüş yürek. Öncelikle bahsetmek istiyorum ki bildiğim kadarıyla Damla (seni seviyoruz kızım) şiir yazmıyor ve şiirlerle pek haşır neşir değil. (Bir videosunda bahsetmişti) Fakat buna rağmen kitabın dili o kadar siirseldi ki. Altı çizilmeye değer oysaki sıradan bir konudan bahseden çok fazla cümle vardı. Damla'nın yazım dilinin bir rengi olsaydı çimen yeşili olurdu, üzerine uzanıp rüzgarı hissettiginiz ve size sonsuz mahsuller veren yumuşacık bir örtü gibi. Kesinlikle çok akiciydi, bir ormanın derinliklerindeki ılık bir gölde yüzüyormus hissi veriyordu. Bahsettiğim bu şiirselligin sebebinin çok fazla modern klasik okumuş olması olduğunu düşünüyorum. Zira kitap bana bir çeviri kitabı gibi de hissettirdi. Hem akıcı hem de zarif bir dildi. Bunun yanında karakter gelişimleri aşırı gerçekçiydi. Hiçbir karakter hatasız değildi, en günahkar karaktere bile merhamet duyduran yerler oluyordu ve bence bu, hayatın gerçeklerini doğru yansıtan bir ayrıntı olmuş. Zira birini sevmek hatalarına rağmen sevmek değildir, hatalarıyla sevmektir. Gittiğimiz yolda karşılaştığımız ve yapmak zorunda kaldığımız şeyler bazen hatalar bazen şerefimiz olurlar, karakterimizi tamamlayan yapboz parçalarıdır. Ve eğer her yapboz parçası dup düzgün olsaydı ortada bir yapboz kalmazdı, birbirini tamamlamayan küpler olarak ruhsuz olurduk. Fakat hatalarımız bunları yontan şeylerden birisi ve bu kitapta bu kanitlaniyor. Söyleyeceklerim bu kadardı. Damla, seviliyorsun. Seninle oturup bir kahve icebilmeyi çok isterdim. Adana Tuyap'ta tanışmak dileğiyle, sağlıcakla. Yol hepimizden yana olsun.
Edebiyat
Gümüş Yürek 1D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 20241,668 okunma