"Montaigne Denemeler'inde insanlara kendi evlerinde gizli bir odalarının olmasını öneriyordu: "Kendimize dükkanın arkasında, yalnız bizim için bağımsız bir köşe ayırıp orada gerçek özgürlüğümüzü, kendi sultanlığımızı kurmalıyız. Orada, yabancı hiçbir konuğa yer vermeksizin kendi kendimizle her gün baş başa verip dertleşmeliyiz; karımız, çocuğumuz, servetimiz, adamlarımız yokmuş gibi konuşup gülmeliyiz. Öyle ki, hepsini kaybetmek felaketine uğrayınca onlarsız yaşamak bizim için yeni bir şey olmasın."
"İnsanın aynı şeylere güldüğü, güzel sıfatıyla aynı şeyleri nitelediği biriyle karşılaşması çok ender olur. Bu, insanın başına hayatta yalnızca bir kez gelir."
"Başkaları olmadan yaşamak zor. Başkalarıyla birlikte yaşamak da zor. Yaşamak hep zor.
Sessizliği severken bir gevezeyle yaşamak, köy hayatını severken şehir hayatını seven biriyle yaşamak, gündüzü severken geceyi seven biriyle yaşamak, kuzeyi severken güneyi seven birisiyle yaşamak, Satie’yi severken Wagner’i seven biriyle yaşamak, eti çok pişmiş severken az pişmiş biriyle yaşamak, çok kısa boyluyken uzun boylu biriyle yaşamak…"