Nasıl, evvela onu nasıl en seçme hislerimin mevzuu olmaya layık görebildim? Nasıl ve ne biçim bir körlükle, nasıl nasıl, hangi zaaflar tarafından itilerek, nasıl, hangi idraklerin felci içinde, nasıl, derece derece ve birçok uyandırıcı işaretlere rağmen nasıl, zaman zaman içimi altüst eden keder fırtınalarının mânâsına karşı tasasız kalabildim?
"En doğru tahlilde kalbimin dibini görebildiğimi sanmıştım. Fakat zekâmız, ne kadar büyük olursa olsun, onu vücuda getiren ve uzun zaman, içinde bulundukları uçucu hâlden ayırıp kendilerine bir hadise çıkmadıkça varlıkları sezilmeyen unsurları göremez. Kalbimi apaçık gördüğümü sanmakla aldanmıştım."